Düzen nedir, ne değildir? – I

Sep 22, 2010 - 4 Yorum

Düzen sizin için nedir?

  • Sabah kalkar kalkmaz el yüz yıkamak veya çaydanlığı ocağa koymak
  • Bir yere düzenli olarak gidiyorsanız (mesela iş) evden belli bir vakitte çıkıp vasıtanıza binmek
  • Sabah bilgisayarı açıp blogalara bakmak
  • Öğle vakitlerinde telefonla annenizle veya en sevdiğiniz arkadaşınızla konuşmak
  • Akşamüstü illeki sütlü kahve
  • Akşam yemeğini toparlayıp en sevdiğiniz dizi veya yeni bir kitaba gömülmek

Peki ya düzeninizin bozulması durumunda ne hissediyorsunuz?

  • Sabah tam tuvalete oturdunuz, baktınız tuvalet kağıdı yok. (veya tuvaletin oturağı yukarıda)
  • Her zaman işe gitmek için kullandığınız vasıta ortalıkta yok veya kendi arabanızla gidiyorsanız her zaman kullandığınız yol aksi istikamet olarak değiştirilmiş.
  • Blogger’ı kapatmışlar.
  • Kimse telefonuna cevap vermiyor.
  • Bir sebepten dizin yeni bölümü yerine geçen bölümü tekrar ediyorlar.

Ne kadar ay ben pek spontan(!!!)ımdır deseniz de aslında düzen (routine) dediğimiz alışılagelmiş yollar, alışkanlıklar hayatımızın bir parçası. Bir nevi güvenliğimiz. Biz çok basit şeyler bile olsa alıştığımız yolların birdenbire değişmesinden ne kadar rahatsız oluyorsak, bebek bile olsa çocuklarımız da aynen bizler gibi. Onlar için düzen, günlük düzen güvenli bir ortamın, tahmin edilebilir olmanın bir parçası.

“Sabah uyanınca bağıracağım, hemen m.emeden ılık ılık süt verecekler”
“Sonra aldığımı biraz boşaltacağım, eğer hemen altımı temizlemezlerse bağırırım”
“Dün beni götürdükleri o güzel ağaçlı yere götürürler mi acaba”
“Annemin kucağında uyumayı çok seviyorum, niye beni buraya koydular”
“Bu verdikleri lastik şey de ne ki, ben yumuşak m.eme istiyorum pfrrrt”
“Oleeey anneannem bacağına yatırdı beni, şimdi sallanacağız”
“Merhaba Ayıcan, gel sarılalım. Müzik de başladı”

Bebek bile olsa düzen hem sizin hayatınızı hem de bebeğinizin gün içi geçişlerini inanılmaz kolaylaştırır. Ayrıca bebeğinizin tepkileri sizin için daha kolay tahmin edilebilir olur. Mesela Kıpırcan çok aniden acıkan ve de yemeğini anında önüne isteyen bir bebekti. 30 sn içinde pozisyon alıp m.emeye yerleştirilmemişse fena cızlardı. 5 yaşında hala aynı. Belli saatlerde yemeğini veya ara öğününü hazır etmek lazım. Kımılnaz’ın hiç umru olmazdı. Hala daha yemeğini vermeyi unutsan, o oyun oynamaya devam eder. Uyku konusunda da Kıpırcan uykusunu biraz geçirse huysuz bebeğin teki olur çıkardı, bu yaşlarda sarhoş adam gibi oluyor. Kımılnaz dayanır ve de çok uykusu gelmişse her konumda uyur. Hatta artık uykum geldi bile diyor. Baştan beri düzenimiz vardı, bilirdim. Saat saat değildi ama bir önceki emzirmesinden şu kadar saat sonra uyanıp m.eme isteyeceğini bilir ona göre hazırlıklı olurdum. Veya uyandıktan sonra belli vakitte uykusunu geleceğini bilir yavaştan ortamı sakinleştirir uykuya hazırlardım bir nevi.

Bu da ilginizi çekebilir:  Emzirme manifestosu neden gerekli

Her ikisinde de belli bür düzene tabi olmak beni de fazla düşünmekten kurtarırdı. Sonuçta emzirme saati gelen bir bebeğin annesinin, iki dakika bile olsa emzirme saatini unutup bir yere kadar gitmesi ne kadar kötüyse, süt saati geldiği halde sesi çıkmayan bir bebeğin aslında acıkmış olabileceğini bilmeden laylaylom evde dolaşması da o kadar kötü. Günlük düzenin bebekler için önemini ve uygulamalarını anlattığım diğer bir yazım burada.

Çocukların düzeni denildiğinde kesinlikle sadece tepeden inme bir düzen akla gelmemeli. Çocukların kendi içlerinden gelen düzeni iyi gözlemleyip ona göre adapte olmalı. Bebek 6 aylıkken şu kadar cc süt içer, şu kadar saatte acıkır, günde şu kadar saat uyur kalıplarına çok fazla takılmamalı. Bence en iyisi önce çocuğunuzu gözlemleyip bir kayıt çetelesi tutmak. Bu yazıda bu kayıt işini daha detaylı okuyabilirsiniz.

Çocukların kitaplara uymadığını aynı anne babadan doğmuş iki çocuğumun iki konu hariç her konuda ne kadar bambaşka bebekler ve çocuklar olduğunu gösteren bir koca liste çıkartabilirim. Bu yüzden bebeklerinizi ve çocuklarınızı çok iyi gözlemlemenizi ve ona göre bir düzen oturtmanızı tavsiye ederim. Özellikle yemek ve uyku konusunda çocuğunuzun nabzını devamlı yoklayan Gallup Araştırma Şirketi gibi olmalısınız. Bir haftalık düzenin bir sonraki haftaya uymayacağına da hazırlıklı olun. Özellikle ilk aylar. Devamlı adapte olmaya hazır olun. Gözlerin iyi görmeye başlaması, büyüme atakları, motor gelişimleri, dişler gibi düzeninizi 15 saniyede altüst edecek birçok bahane çıkacak önünüze. En kötüsü de kaçınılmaz hastalıklar. Uzak olsun hepimizden.

Ne olursa olsun siz yine de anne baba olarak çocuğunuza bir sonraki adımın tahmin edildiği o güvenli ortamı yaratın. Birden fazla çocuğunuz varsa, ikinci ve sonrakilerin başka karakterler olduğunu idrak edip, nabza göre şerbet vermeyi unutmayın. Mesela ben düzen ve uyku konusunda Kıpırcan’da çok hassastım. Saat 7 de yatacak diye elimdeki herşeyi bırakır eve dönerdim. Ama o da o ortamda rahat ederdi. Kımılnaz abisi 8 de yattığı için bebekken dahi gece uykusu 8 i bulurdu. Ama sağolsun o da buna tolerans gösterirdi. Fakat gece uyanırdı. Kıpırcan 3 aylıkken gece uyanmalarını kesmesine rağmen, Kımılnaz 8 aylığa kadar gecede 1 kere uyanırdı. Arada bir zuladan birkaç numara çıkarıp denerdim ama o kendi vakti gelene kadar sabah 6 veya 7 değil, hep 5 gibi uyanıp emdi.

Bu da ilginizi çekebilir:  Ürün Değerlendirme - Hazır paket yiyecekler

Çocuklar büyüdükçe ihtiyaçları sadece uyku ve yemekten çok öteye gidiyor. Ve bunları da düzene katmak gerekiyor. Bunları da yarınki yazıma saklıyorum.

Not: Türkçe “Düzen” olarak kullandığım aslında ingilizce “routine”. Tam türkçe karşılığını bulamadım. Türkçede sıradan anlamında kullanılan rutin değil. Uzun olarak “alışılmış iş veya hareket yöntemi” olarak tercüme edilmiş. TDK da yeni Yabancı Sözlere Karşılıklar kısmı açılmış ama orada da routine kelimesinin ifade ettiğini tam olarak karşılayacak tek bir kelime bulamadım. Yıne en iyisi “düzen” gibi geldi.


Etiketler: , , , ,
Kategoriler: Beslenme, Uyku

Benzer Yazılar:
  • Düzen nedir, ne değildir? – II
  • Bebeklerde uyku – 2. Fasikül – 3. Bölüm
  • Kımılnaz ile tanışma
  • Bebeklerde uyku – 3. Kısım
  • Bebeklerde uyku – 2. Kısım

  • «       |       »




    "Düzen nedir, ne değildir? – I" için 4 Yorum yapılmış.

    1. Eko Anne says:

      Şu sıralar yeni bebekle tekrar rutinleri hatırlayan bir anne olarak yazın bana çok iyi geldi. yarınki yazını d bekliyorum….

    2. Anonymous says:

      Allah aşkına ne bu çocuklar çalar saatmi ya?rahat bırakın çocukları ve anneleri gereksiz strese sokuyorsunuz

    3. Pratik Anne says:

      Eko Anne,
      Allah anali babali buyutsun yeni yavruyu. Insallah rahat ve cabukca duzene girersiniz.

      "Adsiz" okuyucum,
      Yazinin icinde bahsettigim duzenin saate bagli degil yapilan islerin sirasina ve gunluk tekrarina bagli biz duzen oldugunu defalarca vurgulayan ifadeler kullandim.

      Sizin cocugunuz var mi bilmiyorum ama benim oglum calar saat mesela. Dogdugundan beri acikmasina yakin yiyecegini hazir etmezsen saatli bomba olur. Uyku vaktini gecirirsen guguklu saat olur.

      Yazimin amaci anneleri strese sokmak degil aksine, her yazimda oldugu gibi onlari rahatlatmak ve kolay ve pratik yontemleri paylasmak.

    4. eda says:

      merhaba sevgili pratik anne.hamileyken bircok yazini okudum,tracy de hakeza.ohlum 5 aylik.duzeni seven bir cocuk.yeme-uyuma saatlerini kestirebiliyorum az-cok.bu isin bu kadar zor olacagini tahmin etmemistim.nasil bir uyku rutini olusturacagimi hala bulamadim mesela.genelde 45 dk lik gunduz uykulari uyuyor ve 8-9 gibi gece uykusuna geciyor,10 bazen de 11 e kadar tam dalamiyor sanki,mizirdaniyor 5 dk da bir yanina gidiyorum vs..

    Bir Yorum Yazın

    designed by GeCe for personal use of Pratik Anne