Amerika ve Türkiye’de ilk ve orta öğrenim

Jan 03, 2012 - 7 Yorum

Bu yazıyı özellikle Amerika’da yaşayıp çocukları ilköğretime başlayacak ailelerin de ilgilenebileceğini de düşünerek, niye çocuklarımız okul yaşına geldiği halde Türkiye’ye dönmeyip de burada okula başlattığımızı merak eden bir okurumun sorusuna cevap vermek amacıyla yazıyorum.

Öncelikle biz burada yerleşiğiz ve şu anda dönüşü düşünmüyoruz. Ancak Türkiye’ye dönme gündeme gelse, bizi iki kere düşündürtecek konulardan biri de Türkiye’deki eğitim sistemi. Ya da farklı bir ifade ile çocuk sahibi olduktan sonra burada kalma fikrimizi pekiştiren ana sebeplerden biri Türkiye’deki eğitim sistemi.

Birincisi, buradaki eğitim sistemi oturmuş, sabit bir sistem. Türkiye’deki sistem ise 1990’lardan beri devamlı değişiyor. Her sene farklı bir sınav sistemi, farklı bir puanlama getiriyorlar. Katsayısı ayrı, girilen çıkılan sınav sayısı ayrı. Ben yine iyi yırttım. Benim kardeşim 81’li. Onların jenerasyonunda, hem 5. sınıf sonundaki, hem de üniversite giriş sınav soruları çalındı ve iki kere girmek zorunda kaldılar. Çocuk o sistemden nasıl psikolojik bir yara almadan çıktı bilemiyorum. İlkokul sınavlarının çalındığını öğrendiğinde nasıl hüngür hüngür ağladığını çok net hatırlıyorum. Lise son’da artık “gelen vurdu, giden vurdu” diyerek gülüyordu ama içi kan ağlıyordu eminim. Zaten, artık hepimiz biliyoruz ki, bu sınavların da hiçbir güvenilirliği kalmadı. Şifreler, kodlar. Benim için yarın ne olacağı belli olmayan bir sistem.

İkincisi ve bana daha da dokunanı, Türkiye’deki eğitim sisteminin elinden, bacağından ve boynundan kelepçeyle dersanelere mahkum olması. Her sene de bu bağımlılığı artıran değişiklikler oluyor. Ben okul sonrası çocuğumu çok basit bir etüd programına gönderiyorum. Orada yüzüyor, koşuyor, hopluyor, zıplıyor. Cumartesi pazarımız bize ait. Türkiye’de 5. sınıf dedin mi dersanedesin özel derstesin. Finansal yükünden vazgeçtim, giden çocukluk geri gelmiyor.

Bu da ilginizi çekebilir:  Çocuk oyunları - Domino

Eminim buradaki eğitim sisteminin de eksikleri vardır. Ama en azından kafam rahat, bugünkü sistem, yarın da aşağı yukarı aynı olacak. Biraz uğraş, biraz şans ile Kıpırcan’ı kurayla girilen, eve yakın, istediğimiz, kaliteli bir devlet okuluna yerleştirdik. 8 sene boyunca inşallah öğretmenleri de iyi denk gelirse kafamız rahat. Konuştuğum herkes okul hakkında güzel şeyler söylüyor. İki sene sonra Kımılnaz’ı da yerleştirirsek bir şekilde, ondan sonra geriye sadece okuldaki başarıları ve okul dışı aktiviteleri ile uğraşmak kalıyor. 8. sınıftan sonra iyi bir liseye sokmak için de uğraşacağız ama senelerce değil ve ayrıca dersaneye falan gitmelerine gerek olmayacak.

Çocukları iki sene Montessori yuva ve anaokuluna gönderme imkanımız da oldu. Şimdiki klasik okulun eğitiminin içeriğinden de memnunum. Benim için önemli olan çocuklarımın okullarını, öğretmenlerini sevmeleri ve öğrenmeyi sevmeye devam etmeleri.

Bunun ötesinde bulunduğumuz şehide çocukların okul dışı diğer aktiviteleri için çok uygun fiyatlara birçok imkan var. Oğlumu okul sonrası belediyenin yerel parkının etüd programına gönderiyorum. Yüzmesi, oyunu, hoplaması, zıplaması içinde. Okuldan otobüsle bırakıyorlar. Parktan biz alıyoruz. Yazın yine civar parklardan birinin yaz kampına yolluyorum.

Her köşe başı kütüphane. Bulunmaz nimet. Belediyenin parklarının herkese açık ücretsiz tenis kortları, çok uygun fiyatlara dersleri kursları var. Çocukları geçen sene belediyenin profesyonel cimnastik tesislerine gönderdik. Ritmik cimnastik dersi 12 haftası, 47 dolardı. Bu imkanları orta sınıf vatandaş olarak Türkiye’de hayatta bulamam diye düşünüyorum. Bulsam da kolumu bacağımı isterler herhalde.

Devlet okulu, özel okul kıyaslaması açısından, en azından oturduğumuz şehirde çok iyi devlet okulları da var. Bazılarına girmesi zor, rekabet fazla veya o mahallede oturmanız lazım. Böyle mahallelerde evler nispeten pahalı ama kaliteli devlet okulu mevcut. Evimizin yerini seçerken bütçemiz elverdiğince etrafındaki devlet okullarının kalitesine ve çocuklar için imkanlara dikkat ederek seçmiştik. Çocuklarını özel okulla gönderip çok memnun olan arkadaşlarımız da var. Biz çocukları iyi bir devlet okuluna sokup 11 sene * 2 çocuk için özel okula vereceğimiz parayı koleje veya emekliliğimize saklarız diye düşündük. Uğraşıp bir de bursla üniversiteye girdiler mi, tadından yenmez. :)

Bu da ilginizi çekebilir:  Girişimci Anneler - Edukids Eğitici Oyun Kartları

Burada eksik olan şeylerin başında özel okullarda Türkiye’deki gibi servis imkanı olmaması geliyor. Çalışan aileler için zor hakikaten. Başka bir nokta, okul yemeklerinin Türkiye’deki gibi ev yemeği tipi olmaması. Kımılnaz’ın gittiği okul şu anda organik yemek cater ettiriyor. O açıdan şanslıyız ama devlet okulları bu konuda çok geride.

Onun dışında hep aynı endişeler, öğretmeni iyi olsun, çocuğu sevsin, arkadaşları eli ayağı düzgün ailelerden gelsin.

Bunlar benim (ve eşimin ortak) düşüncelerim. Yurtdışında yaşayan, Türkiye’ye dönüş yapan veya yapmayı düşünen anne babaların benzer veya farklı düşüncelerini de duymak isterim.


Etiketler: ,
Kategoriler: Eğitim

Benzer Yazılar:
  • Montessori dışındaki eğitim felsefeleri
  • Harfleri ve okumayı öğrenme
  • Yurtdışında yaşayan çocukların Türkçe konuşmasını sağlamak
  • Çocuğun en iyi öğretmeni yine çocuk
  • Okullar başlarken…

  • «       |       »




    "Amerika ve Türkiye’de ilk ve orta öğrenim" için 7 Yorum yapılmış.

    1. asortik krep says:

      Yurtdışında yaşamıyorum ama yazdıkların çok mantıklı.
      Geçen gün burada bile öğrencinin yakasındaki Atatürk rozetini çıkarmasını isteyen bir okul müdürü bulunduğunu söyleyen arkadaşım sayesinde eğitim yuvalarının ne hale geldiğini gördükçe sana hak veriyorum.
      Sınav değişikliği konusunda ise tamamen haklısın.Güvenilmez bir eğitim politikaları var ve bunu uygulamak için kimseyi takmıyorlar.Allahtan tek dileğim bu ülke için kim ne yapıyorsa aynısını kendi hayatında HAK ETSİN.

    2. tijen miriam says:

      cok haklisin,egitim konusu sadece bizi dusunduren ve donmemizi engelleyen faktorlerden sadece biri,yasadigim ulkede oturmus bir egitim sistemi var,her ne kadar universitelerin ucretsiz olmasi icin ogrenciler ayaklansada,sistem turkiye`deki gibi her yil degismiyor,ve dedigin gibi cocuklarin hic biri yaris atina donmuyor ve her turlu aktivitede yer alabiliyor.en onemlisi herkes icin egitim hakki var.

    3. Benay says:

      Merhaba,
      28 yasindan sonra geldigim bu yabanci memlekette yasamak, oglumun egitimi daha iyi olacak diye dusundugum icin daha katkanilir geliyor! Ilkokulda sadece test cozdugumu, sonrasinda dersanede ziril ziril agladigimi, kazandigim anadolu lisesinde(spor salonu, yemekhanesi olmayan) anlamsizligini, okul sonrasi aksam 8lere kadar dersanelerde surundugumu ve nihayetindeki universite sinavi kabusunu dusundukce diyorum ki oglumda benim gibi egitim zaiyati olmasin!!!
      Rusya’da egitim super ya da muthis filan degil!! Biz de en yakin devlet okuluna verecegiz. Burada uzun yillardir sistem ayni (Her nesil el yazisi yaziyor, rus klasiklarini ders olarak okuyorlar, babanneler torunlarinin okul sistemini anliyorlar), okulda beden derslerinde matemetik testleri cozmeyip karda oynuyorlar, kayak kaymayi, dans etmeyi ogreniyorlar. Sosyal olmalari tesvik ediliyor. Bunlarin ustune biraz da anne baba olarak biz ozen gosterirsek, sanirim kendiyle barisik, mutlu bir okul hayati olur diye dusunuyorum.

      EGITIM SART ama bizim memlekette artik cocuklarimiza yazik ediyoruz! Mutsuz, umutsuz ve kendinden bikmis insanlar yetisiyor artik!!

    4. Lemoni says:

      Ne guzel yazmissiniz. Turkiyede yasayan 7,5 aylik bir anneyim ben. Artik haberleri izlemiyorum, izleyemiyorum. Her duydugum haber sonrasi bu ulkeden gitmeyi, oglumu burdan kurtarmayi dusunuyorum. Burda nasil yetisecek, gozumden sakindigim oglumu nasil emanet edecegim bu sisteme, bu devlete hic bilmiyorum… Bence de gelmeyin, cocuklariniz sahip oldugu sansi kacirmasin.

    5. ltg says:

      ben de amerika’da yasiyorum. donme konusunda anne/babaannelerin ve diger butun aile fertlerinin turkiye’de olmasi cekici, okullarin hali itici faktor ve neredeyse esit agirlikta.

      ben bastan sona zamaninin en iyi devlet okullarinda (45-48 kisilik siniflarda) okudum. tabii ayni zamanda bir “testzede”yim.

      cocugumun burada okumasini tercih ediyorum. bizde (turkiye’de) cocugun aileden alir dedigimiz hasletleri burada okulun da veriyor olmasi hosuma gidiyor. kendine guvenen cocuklar/gencler yetistiren ve (yine gordugum kadariyla) ezberin minimum oldugu bir sistem gozlemliyorum. ezber hic olmasin diyemem, konunun uzmani degilim.

      biz de iyi bir okul bolgesinde yasamayi sectik. buyuk seneye anaokuluna gidecek; beklentimizi karsilayacak bir okulda devam edecegini umit ediyorum. buradaki sistemin eksikleri var tabii ama ailelerin o eksikleri tamamlamak icin turkiye’deki gibi diyetler vermesi gerekmiyor.

      kamplar, temiz ve bakimli parklar, herkese, her yasa acik “community center”lar, kutuphaneler… sadece cocuklarin degil, benim de vazgecmek istemedigim hizmetler. nimetler diyecegim, ama kapitalist sistemde nimet denmez tabii.

      sunu da yazayim, turkiye’de olsak devlet okulunda okuturduk. 12 yildir buradayiz ve donme konusunda henuz kesin kararimizi vermedik. fakat buradaki kendi tecrubemizden hareketle, cocuklarimizin universiteyi amerika’da okumasini kendimize sart kostuk.

    6. Nikki says:

      Yurtdışında yaşamıyorum ancak bir lise öğrencisi olarak bu konuda bir şeyler söylemem gerektiğini düşünüyorum.
      Ben ortaokuldayken iyi bir liseye girebilmek için üç sene boyunca dershaneye gitmek gerekiyordu.Sekizinci sınıfta okulu asıp dershaneyle açıkları kapatmaya çalışan arkadaşlarım vardı,şimdi artık 2.sınıflar için bile yaprak testler görüyorum kitapçılarda(Benim test çözmekle aram iyi olmadığı için dershaneye sadece son sene gittim,o da illallah getirtti zaten).Gittiğim düz lise pek iyi bir yer olmasa da,İngilizcem bir çok anadolu lisesi öğrencisinden iyi,eh bu da bir yabancı dil öğrencisi olarak bana yeter.Ha bu arada sınıfımın %90’ı İngilizce kursuna,küçük bir azınlığı da dershanelere gidiyor,bunu da öğretmenler öneriyor! Her akşam kursa gidiyorum,bir sene sonra da dershaneye başlamam gerekecek iyi bir üniversiteye girmem için.

      Üniversite sınavları her ülkede var ama eğitimde en önemli şey test çözmek olmamalı.Bir de sistemin sürekli değişmesi var tabii ki,bu sene liseye gidecek olan çocuklar girecekleri sınavın hangi tür olacağını bilmiyor mesela… 😀

    7. Özlem says:

      Merhaba
      Manatthan 103 street de yasiyorum
      Burda preschool cok pahali oneriniz var mi

      Ayrica kizim uc yasinda belediyenin jimnastik klubu alir mi ve onerecegiz belediye var mu

      Tesekkurler

    Bir Yorum Yazın

    designed by GeCe for personal use of Pratik Anne