Bir kerecikten birşey olmaz (mi?)

Dec 01, 2011 - 4 Yorum

Normal olarak her evin kuralları vardır. Özellikle çocuk varsa. Veya hadi şöyle diyelim: Evinizde ve ailenizde olmasını istediğiniz bir takım şekil, düzen ve kurallar vardır. Bunun yanında bir de sayısız istisna vardır.

Çocukları belli bir düzene koymak istersiniz. Çünkü alışkanlıkları olan bir çocukla her gün pazarlık etmek, sinir harbine girmek durumunda kalmazsınız. Alışkanlık demek de birşeyin her yeri geldiğinde aynı şekilde yapılması demektir. Buraya kadar herşey açık ve net değil mi?

Çocuklar için evet. Ta ki bazı yetişkinler istisnalar ile işi sulandırmaya başlayıncaya kadar. Çünkü çocuklar kuralları o veya bu sebepten bozduğunuz zaman, onun bir kerelik olduğunu bilmiyorlar veya anlamıyorlar.

Ne zaman olur bu bir kerecikler:

  • İşiniz başınızdan aşkın olduğunuzda çocuğu oyalamak isterseniz.
  • Başınız sıkıştığında (mesela yemek yemiyor), ya bir seferlik de bunu deneyeyim yesin, yoksa olmayacak (aç kalacak) derseniz
  • Kendi çapınızda çocuğunuzu ödüllendirmek ve mutlu etmek isterseniz (iyi birşey yaptı ama normalde yapmayacağınız birşeyi ödül verirseniz)
  • Çocuğunuz deneme yanılma yöntemi ile ağlama, zırlama veya tırlatma metodları ile sinirlerini zorlamışsa ve artık pes etmişseniz.

Aslında bilirsiniz ki o bir kerecikler, dün yediğiniz hurmalar gibi sizi peşinizden kovalar. Ama yine de çeşitli sebeplerden teslim olursunuz. O zaman başınıza geleceklerden hazır olmak lazım.

Normalde çocuklara hayatta gazlı içecek içirmeyiz. Özellikle benim, giderek de artan bir şekilde, içinde şeker miktarı fazla olan yiyecek ve içeceklerin hem çocuklara verilmesi, hem de eve girmesi konusunda can sıkacak ve kafa ütüleyecek kadar katı kurallarım var. Eşim benden bir nebze daha esnek. Annem ise bizi büyütürken kesinlikle böyle olmadığı halde torunları olduğundan beridir, tabiri caizse ayarı kaçmış vaziyette. Çocukların istediği herşeyi verir, gerekirse alır.

Bu da ilginizi çekebilir:  1'den 10'a kadar sayıyorum

Bir akşam toplu halde Ömer Aşık’ın oynadığı Bulls maçına gittik. Arada ben milletle lafa daldığımda eşim gitmiş Kıpırcan’a kola almış. Yerimize dönüp, Kıpırcan’a “elinde ne var?” diye sorduğumda gözlerini kaçırararak acele acele bardağın dibini bulmaya çalıştı ve cevap bile vermedi. Biliyor çünkü ben zebellah gibi hörleyeceğim. Eşime niye kola aldığını sordum, el cevap olarak “ya, istedi, ben de bu akşam bir kerecik aldım. ne olacak?” dedi.

O “bir kerecik”, bana ertesi iki hafta boyunca:

–  “Anneeeee, bana kola al.

– “Olmaz oğlum biliyorsun gazlı içecekler zararlı, hiçbirimiz içmiyoruz.

–  “Ama babam aldıııııııı.

diyaloğu olarak geri döndü. Babasını da denedi tabi. Doğal olarak eşim de, o iki hafta benim vıdılamamı dinledi. (Bakınız hala vıdılıyorum).

  • Bir de kendinin olmayan bir çocuğa kendisini sevdirmek için çocukların çok istedikleri ama anne babalarının izin vermeyeceği birşeyi vermekten başka birşey düşünemeyenler vardır ki hurmayı onlar yedikleri halde, hurmalarla başları belaya girenler onlar olmaz.

Misafirliğe gelindiğinde veya ziyarete gidildiğinde “ya üç gün beş gün, bir kerecik, aman birşey olmaz” muhabbeti sadece büyüklerin anlayacağı şeylerdir. Çocuklar ise o esnada bu gerçekleşen muhteşem olayı, “vaaay, demek bu normalde yapamadığım şeyi yapmanın bir yolu varmış. Bu şey “yapılmaz”,”yenilmez”, “ellenmez” değilmiş” olarak kayderler ve ondan sonra azimle yılmadan usanmadan şanslarını tekrar tekrar denerler.

Sadece o değil, bir de yalana teşvik de girer işin içine. Biri hayır der, diğeri arkasından izin verip iş çevirirse. Bir de üstüne çocuğa, “bu bizim aramızda, sakin diğerine söyleme” derse, orada çocuğa yalan dolan tohumlarını ekmiş olurlar. Ne kadar küçük olursa olsun hiç farketmez. Çocuklar tecrübe ile öğreniyorlar.

Bu da ilginizi çekebilir:  Derdime derman antibiyotik

Bir kerecik müsade edenin niyeti iyi olabilir. Ama sonuç, anne babanın kafasına patlıyor.

Kızım sana söylüyorum, çocuğuna, torununa, yeğenine kıyamayan anneler, babalar, anneanneler, babaanneler, dedeler, teyzeler, halalar, amcalar, dayılar siz anlayın. Konu çocuk olunca bir kerecikten çok şey oluyor ve uzun bir süre silinmemek üzere sicile işleniyor.

Sizlerde de var mi böyle ters tepen “bir kerecikten birşey olmaz” hikayeleri ?


Etiketler:
Kategoriler: Disiplin

Benzer Yazılar:
  • Kardeşler arası iletişim
  • Kitap Değerlendirme: Unutkan erkekler, ‘hadi’leyen anneler
  • “Bir kere tadına bakılacak” kuralı
  • Protesto
  • ODTÜ Bilişsel Bebek Araştırmaları Merkezinde Dil Gelişimi Araştırması

  • «       |       »




    "Bir kerecikten birşey olmaz (mi?)" için 4 Yorum yapılmış.

    1. Pratik Anne, şuanda bebeğim 10 aylık olduğu için anlattığınız tutturma, istekleriyle ortalığı yırtma vakalarını henüz yaşama şansına vakıf olamadım! :)
      Ancak Anane- Dede, evimize bebeği görmeye geldiklerinde, gece de geç saatte gittiklerinde, benim her nakadar ‘çocuğun uyku saati geld,i saat 20.30 bak, geçiyor bile’ dememe müsaade edilmeden, ‘aman hergün mü geliyoruz, bugünde uyumayıversin, yarın bi işi mi var bütün gün uyusun, bak dedesi özledi’ gibi uzunn cümlelere maruz kalıyorum. onunkla da kalmıyor, ertesi gün uyku dzüeni bir güncük bile olsa bozulmöuş olan bebeği gece bir türlü uyutamıyorum..
      Yani bi kerecik demek, çok şey demek!

    2. şükriye says:

      Olmaz mı :( anneannemizin komşusu cebinde şekerle geziyor neymiş çocukları sevindirecek, bizimki seviniyor da tabi adını şeker dede koyacak kadar. Bense onu görmezlikten gelmeyi tercih ediyor, yolumu falan değiştiriyorum napiim almazsak hatrı kalıyor :(

    3. Missred says:

      Begüm henüz tam konuşamadığı için diyalog şeklinde olmuyor ama biz de çok yaşıyoruz bu durumları.Ben kola,meyve suyu, çikolata, cips ve şekerlemeleri bucak bucak kaçırırken hastanede bile hemen lolipopu tutuşturuveriyorlar çocukların ellerine. Geçen gün “yok, biz şeker yemiyoruz” dedim ama Begüm kendini yerden yere attı ve herkesin içinde napıcağımı da bilemedim, odak noktası olduk. Eminim bir çoğu “nolur sanki bir kere verse çocuğu bu kadar ağlatacak ne var?” demiştir, en sonunda beni izleyen onlarca göze yenildim:(( Verdim eline, bu sefer “aç,aç” diye tutturdu. Neyse ki o sırada doktor bizi içeriye çağırdı, önceden oluşan gerilimle Begüm doktorun yanında da ağlamasını sürdürdü ve sonra da o kadar gerildik ki bu sefer çıkışta biz eşimle kavga ettik.
      Böylelikle bir şeker yüzünden aile faciası yaşadık:)))

    4. Geçen kreş müdiremiz söyledi. Kuralları koyan ile yıkan kişi aynıysa, otorite yıkılıyor maalesef.

    Bir Yorum Yazın

    designed by GeCe for personal use of Pratik Anne