Sıradan bir gün – Sabah şerifleriniz hayırlı olsun

Jul 18, 2011 - 8 Yorum

Blogda hep günlük koşuşturmacalar arasında neyi nasıl daha kolay yapmaya çalıştığımı, pratik fikirleri, çocuk bakımı ile ilgili sorunlara çözümleri yazdığımdan dolayı sanki hayat pek rahatmış gibi gözükebilir. Bu pratik yöntemlere veya çözümlere varmadan evvel ne gibi zorlu yollardan geçip, kafayı nasıl çalıştırmam gerektiğini ortaya sermesi açısından ortalama bir günümüzü anlatmak istiyorum.

Hafta içi sabah bazen ben erken kalkıyorum, bazen çocuklar. Nadir de olsa ikisi de erken kalkarlarsa, yanıma gelip kedi gibi yorganın altında bana sokulurlar. O zaman dünyanın en mutlu annesi ben olurum ve günüm pırıl pırıl başlar.

Bu günler dışında güne genellikle ilk şu soru ile başlarız:

Kıpırcan: (gözler mahmur, ağız büzük) Anne, babam nerede? (cevabını tabiki biliyor)
Ben: (ardından gelecek acıyı hissederek) İşte oğlum.
Kıpırcan: (çok şiddetli bir sinirle, kaşlar çatık) Hayır! Ben babamın işe gitmesini istemiyorum. (ayağını yere vurarak) Babam işe gitmesinnnnnnn.

Seneler süren bu ritüelde, bu noktada vereceğim cevap çok önemlidir. Sonunda anlamış olduğum şey babanın işe gitmesinin tek ve direk üzüntü kaynağı olmadığıdır. Ayıptır söylemesi, eşekbaşı olarak ben evdeyim ya. “Oğlum ben evdeyim, senin yanındayım” dediğim anda ikinci büyük darbeyi, yani “ben seni istemiyorum, babayı istiyorum”u yemem an meselesidir.

Olayın özünde, baba işe gitmişse o günün tatil olmadığı ve kendisi ile beraber kardeşinin okula gideceği ve benim evde çalışacağım gerçeği vardır. Ve bir hata yapıp otomatiğe takılmış vaziyette anlayışsız bir yetişkin gibi “AMA….” diyerek başlayan mantıklı bir açıklama ile geri geliyorsam başıma gelecek her türlü müsibet bana müstehaktır. Çünkü kendisi konuşmaya başladığından bu yana 3 senede öğrendiğim tek şey, sabah tersinden kalkmakla yükümlü olan bu kişiliğin afyonu patlayana kadar yapmam gereken sadece onu dinlemektir.

Bu da ilginizi çekebilir:  İnatçı çocuğumu nasıl ikna ederim?

Bu durumda “gel oğlum bana yaslan” derim. Bana yaslanır, müsade ettiği kadar sarılırım. Biraz daha homurdanır.

Bu esnada Kımılnaz ses seda çıkarmadan kalkmış, oyuncaklarını kurmuş kendi başına sakince oynuyordur.

Sonra kahvaltı seramonisi başlar.

 

 


Etiketler: , , ,
Kategoriler: Disiplin

Benzer Yazılar:
  • Sıradan bir gün – Akşam sefası
  • Sıradan bir gün – Kahvaltı ve evden çıkış
  • Kardeşler arası iletişim
  • Kızlara oje, erkeklere silah
  • Koltuk gitti, kavga bitti

  • «       |       »




    "Sıradan bir gün – Sabah şerifleriniz hayırlı olsun" için 8 Yorum yapılmış.

    1. gezicini says:

      ne güzel yeniden yazılarınızı görmek. daha SIK görüşelim.
      sevgiler
      gorki

    2. nalan güler says:

      Sevgili pratik anne,seni zevkle okumaya devam ediyorum.
      Benim ikinci torunda geldi 6aylık oldu.
      Seni izlemeye devam ederken bizimkiler de seninkilere benziyor demekten kendimi alamıyorum.
      Sevgiler

      • Pratik Anne says:

        Cok tesekkurler guzel sozleriniz icin. Maasallah torunlara. Benim yegenim de 6 aylik oldu. Demek ki dogumlari yakin olmus. Allah bagislasin ikisini de.

    3. nihan says:

      yeniden yazmana sevindim,genelde benim de oğlumla yaşadıklarım bu şekilde…zorluğu hiç azalmayan annelik macerası şeklinde..

      • Pratik Anne says:

        Dinc tutuyor bu maceralar bizi. Insallah bu kisilik ozelliklerinin bir kismi ilerideki hayatlarinda onlar icin avantaj olur diye dua ediyorum.

    4. baharb says:

      Aynisi, tam aynisi bizde yasaniyor her sabah. yada cogu sabah. Bazen baba nerde iste mi diye bir haftaici okula gitmek istememe aglamasi, bazen de anne hadi kalk giyinip okula gidelim diyor, kendiliginden giyinip hazirlaniyor.

      • Pratik Anne says:

        Bir tek bizde yasanmadigina eminim zaten. Tahmin edemiyorsun hangi gun hangi taraflarindan kalkacaklar. her turlu duruma hazirlikli olmak lazim. :)

    Bir Yorum Yazın

    designed by GeCe for personal use of Pratik Anne