Yemekte ne var anne?

Dec 22, 2010 - 28 Yorum

Ne yok ki?

Tavuk yok, çünkü antibiyotikle büyüttüler.

Et yok, çünkü hormon verdiler.

Balık yok, çünkü neslini tükettiler.

Tüketemedilerse, nehre ve denize kimyasal atık döküp civa ile beslediler.

Sebze yok, çünkü sentetik gübre koydular.

Tahıl yok, çünkü genleri ile oynadılar.

Meyve yok, çünkü zirai ilaç sıktılar.

İnek sütü yok, çünkü insan bünyesine uygun değil dediler.

Meyve suyu yok, çünkü çok şekerli dediler.

Yoğurt yok, çünkü içine süt tozu kattılar.

Bal yok, çünkü çiçeklik ve ormanlık alanlarla beraber arıları da yokettiler.

Bir doktor üç beyazı hayatınızdan çıkarın dedi.

Başka bir doktor meyvenin fazlası zarar dedi.

Bir doktor zeytinyağı ve tereyağı yaramaz, çiçek yağı ve margarin en güzeli demişti. O emekli olduktan sonra yerine gelen doktor fikir değiştirdi.

Bu arada gözünü kulağını kapatıp birsey yemeye karar verdiysen, vejeteryan menüsü, vegan menüsü, çiğ menü, mikrobiyotik menü, glisemik indeks menüsü veya taş devri menüsü var.

Boşver anne, havayla suyla idare ederiz dersen, Chicago şehir şebeke suyunda da kanserojen etkisi olan krom bulmuşlar. Şişe veya damacana suların çoğu da şehir şebekesinden geldiği için biz de bu hintli amca gibi sadece güneş ışığı ve hava ile doymayı öğrensek iyi olacak.

Bir de 6 ay anne sütü yeter diyorlar.

Bu da ilginizi çekebilir:  Doğumgünü sofrası - Kıpırcan 4

Etiketler: ,
Kategoriler: Beslenme

Benzer Yazılar:
  • Kitap Değerlendirme – Etobur / Otobur İkilemi
  • Kış aylarında D vitamini takviyesi
  • Çocuklara sağlıklı beslenme bilinci aşılamak
  • Su – Limonlu Su, Tarçınlı Su ve Maden Suyu
  • Kitap Değerlendirme – Karatay Diyeti

  • «       |       »




    "Yemekte ne var anne?" için 28 Yorum yapılmış.

    1. aslı says:

      çok güzel yazmışsınız.Ben size http://www.beslenmebulteni.com'u tawsiye ederim.Ahmet Aydın hocamın bu konuda çok güzel yazıları war
      🙂

    2. yasemin says:

      çok doğru,ben de epeydir aynı şeyleri düşünüyorum,çocuğum sebze yemiyor diye üzülmelimiyim sevinmelimiyim,vitamin verdiğim zaman rahatlamalımıyım,yok yanlış yapıyorum mu demeliyim,organik denen her şeye güvenmelimiyim(keza organik sertifikası almak da bu kadar kolayken)ne yapıcaz var mı önerisi olan??

    3. Kon-Tiki (Ashley) says:

      Maalesef durum bu .Hastalık hastası olduk çıktık bişiyler yerken. Hep düşünüyorum şunda ne var bunda ne var karaciğerim yoruluyormu böbreğim iyi süzüyormu vs diye ama yine de yiyoruz yaşıyoruz işte.Şimdi bişi dicem yine olay olcak ama söylemessemde çatlıcam.Mesela ananem dedem onların büyükleri hep inek sütü içmişler ama Allllahıma çok şükür dedemde ırsi kalp büyümesi dışında hiiiçbi hastalık yok ve 73 yaşında sanırsam.Onlara neden bişi olmamış dicem sizde bana o zamanki inekler radyoson yemiyordu hormon yoktu diceksiniz e haklısınız :)Biz napıcaz peki ?Alplere mi çıkalım sağlıklı yaşamak için ?Heryerimiz radyasyon dolu.Haberlerde Amsterdam'daki belli bölgedeki ağaçların süzülüp kuruduklarının sebebi etraftaki internet bağlantıları olduğu bulundu.Şimdi ben en süper besinleri yesemde herşeye dikkat etsemde uçuşan radyoson ne olacak ?En güzeli kır evin olacak çekip gideceksin.

    4. Çağdaş Anne says:

      Cok dogru valla. Ankarada da cesme suyu icmeyin diyorlar damacana su zararli pet sise su kansorojen. E bir sekilde su icmem ve ogluma icirmem lazim. Yemeklere gelince yok bal GDOlu diye cikardilar. Ben hic dusunmeden yiyorum ne yapalim yani meyve sebze demi yemiyelim!

    5. içimizdeki karnaval says:

      Çok güzel dile getirmişler.Farklı olup isim yapmaya çalışan doktorların kurbanı olduk hepimiz.NE tüketeceğimiz konusunda kafası karışık , tohumlar ve gübreler de dahi dışa bağımlı topluluk haline geldik.Artık hiç bir uzmana kulak asmıyorum.Biliyorum ki hastalıkların çoğu genetik , bakteriler ve virüsler ile bulaşanlar dışında…Dedelerimiz doğru beslenip 70-80 yıl yaşabildiyse bizde elbette yaşayabiliriz.Hergün yumurta , gece yatmadan önce bol yağlı sütçüden alınmış inek sütü , tavuk suyuna çorba , anne yapımı ev yoğurdu ve Anadolu'nun eşsiz çorba çeşitleri ile kuzucuğumu besliyorum.Biraz daha büyüdüğünde 3 beyazdanda nasibini alacaktır…Cesaretim cahilliğimden değil dedelerime olan güvenimden…

    6. Anonymous says:

      bayıldım valla içimden geçenleri okumuş gibi oldum ….biz bu bilgi kirliliği içinde ne yapacağız nasıl sağlıklı besleneceğiz bilemiyorum …..

    7. Nezihe Ak İnci says:

      Sevgili pratik anne, bu yazinizin linkini facebook grubumda paylasabilir miyim? Bir konu ancak bu kadar guzel anlatilabilirdi. 🙂 Tesekkur ediyorum.

    8. Pratik Anne says:

      Nezihe Hanim,

      Linki paylasabilirsiniz, cok tesekkurler.

    9. anneyazar says:

      Ha ha ha:)) İlk 6 ay anne sütü yeter ha:)) Güzel bir post olmuş tebrikler:)

    10. Evren says:

      Evet malesef 🙁 Ayrica, anne sutu de yediklerimizden etkileniyor. Su hintli amcanin sirrini cozseler de biz de oyle yasasak ne guzel olur; hem yemek yapma derdi de kalmaz 😛

    11. Anonymous says:

      SÜPER YAZMIŞSIN..KALEMİNE SAĞLIK…ÜSTÜNE BAŞKA BİR ŞEY DEMEYECEĞİM.SADECE 'HAKLISIN' DİYECEĞİM:) DEVRİM ATILKAN

    12. gül says:

      bence takmayın kafaya siz herşey yiyin fakat az yiyin ALLAHA emanet olun.görüşürüz inşallah.

    13. Aylin Atasagun says:

      Hislerime tercüman olmuşsunuz. Daha güzel yazılamazdı. Bu yazınızı arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum. Sevgiler pratik anne 🙂

    14. pinar says:

      cok guzel bi yazi olmus musade ederseniz bende blogumda linki paylasmak isterim:)

    15. Pratik Anne says:

      Referans gosterdiginiz yani Pratik Anne ismiyle link verdigini surece paylasabilirsiniz. Co ktesekkutler tum yorumlar icin.

      Gunesin zararlarini ve hava kirliligini de katarsak baska bir gezegen aramaya baslayalim derim.

    16. Açalya says:

      Ben de yemek tarifi vercen sandım, Hint fakirini de görünce anaaa dedim çocuklara postayı koydu galiba sonunda :o)))

    17. ycurl says:

      6 ay anne sutu ile beslemeyi marifet sanan Amerikali kadinlar var desem 😉 Hislere cok guzel tercuman olmus.

    18. evinkedisi says:

      Merak etmeyin geçenlerde anne sütünde %85 güneş kremi bulunduğu haberini okumuştum bir yerden :((( Yani biz ne yiyip içersek kimyasallar da süte geçiyor bir yerde ama biliyorum kala kala çocuklar yirmi yaşına gelene kadar hatta ölene kadar anne sütü sloganları kaplayacak ortalığı, geriye kendi ürettiğimiz bir o kalıyor :)))) Fakat sürekli kafa kurcalayan insanı dehşete aynı zamanda çocuk dünyaya getirdiği için büyük bir mutsuzluğa sürükleyen bir konu, teşekkürler, süper bir yazı olmuş.

    19. Berceste says:

      Kenan Demirkol TV'da bu konu ile ilgili "Kaderimiz degil, dur demek bizim elimizde!" dedi. Bence de aynen oyle. Tuketici olarak almama hakkimizi kullanarak, su anda daha dogru gorunen urunlere yonlenmeliyiz. Permakultur, Dogal tarim gibi akimlari desteklemeliyiz. Ana-baba yadigari tohumlarimiza, turlerimize sahip cikmaliyiz. Bunu biz yapmazsak kim yapacak? Cocuklarimiz, torunlarimiz yarina nasil umutla bakacak? Biz tukettik, size copu kaldi mi diyecegiz? Birlik olma zamani 🙂 Bilinc uyandirma zamani, yakinmama, harekete gecme zamani! Kaderimiz degil!

      Bu arada su icin Turkiye'de BPA iceren polikarbonat damacanalari da eklemek isterim! Gitti bizim guzelim cam damacanalar, birileri zengin olsun diye geldi polikarbonatlar!

    20. Emel says:

      ben de hamileyken paranoyadan Whole food dan cikmaz olmustum allahtan atlattik hamileligi simdi kansorejen-mansorojen yiyoruz napalim.

    21. aslı says:

      Berceste Hanım ,size katılıyorum.Ben de cam damacanaları geri istiyorum.Ama nasıl olacak?Kimse uğraşmaz 🙂

    22. Berceste says:

      Asli, baslayalim bir kampanyanin hazirliklarina 🙂 Diyelim neden diye! Sahi neden kaldirdilar onlari? Yikamasi dert oluyordu, hijyenik olmadigini iddia ediyorlar. E peki polikarbonatlari ne yapiyorlar? Beni birazdan tekrar ALO Gida 174'u aramakla basliyorum, var misiniz?

    23. Mutlu Suner says:

      Duygularıma tercüman olmuş bu yazı, hep de bunu düşünürüm!!

    24. Berceste says:

      Evet, ilk adimi attim! Once 174'u aradim. Durumu anlattim, bir bilene danistilar ve dediler ki, biz gida ile ilgiliyiz, sizin bu konunuzun muattabi Saglik Bakanligi, 184'ten sikayetinizi yapabilirsiniz. Aradim. Dediler biz degiliz muatabi, 0312 201 50 00'dan Sanayi ve Ticaret Bakanligi'ni arayacaksiniz. Suyun bilesimi bizi ilgilendiriyor, paketi de Sanayi ve Ticaret Bakanligini. Orayi aradim. Dediler ki, bizim konumuz degil Saglik Bakanligi'nin konusu 😀 Basladik kisir donguye! Dedim zaten size onlar yonlendirdi. Suyun icerigi bizim, paketi de sizin konunuz dedi. Himm o zaman bir de Sanayi ve Ticaret Bakanligi'nin web sitesinden Olculer ve Standartlar Genel Md, Ambalaj Subesini arayin, numarasi bizde yok siz bulun dediler! Onlar da fiziksel saglamlikla ilgili, bununla ilginir mi bilmiyoruz dediler. Durdum, dusundum, geri donup yeniden 184'u aradim. Sizin yonlendirdiginiz Sanayi ve Ticaret Bakanligi bizim isimiz degil, Saglik Bakanligi konunun muatabi diyor dedim. Hat kesildi! Yeniden aradim. Olan biteni yeniden karsima cikan yeni kisiye anlattim. Bir bilene yeniden danisti. Sikayetimi aldi. Dilerim memurenin yazisi ile sikayet tam anlasilmistir, zira ben ayni cumleleri kullanmazdim! "Su damacanalari polikarbonat denilen zararli kimyasaldan yapilma, bu da BPA denilen sagliga zararli kimyasali iceriyor" ile bitirdi kendisi zira. Konunun muatabi biz isek, ilgileniriz, degilse, muatabini buluruz dedi. Birkac gun sonra yeniden arayip, takip edecekmisim! Takip numarasi vermediler, telefon kapatildiktan sonra takip numarasini cikartabiliyorlarmis. "Siz ne anlatirsaniz anlatin, anlattiginiz karsinizdakinin anladigi kadardir!" sozunu bir kez daha hatirlayip, memure insallah dogru yazmistir diye dusunup telefonu kapattim, bakalim neler olacak? Var misiniz kampanyaya? Pratik Anne, ya sen ne diyorsun, sonucta ailen Turkiye'de ve bu siselerden su icmeye mahkum!

    25. Pratik Anne says:

      Berceste,
      Allah sabir versin. Eskiden cam damacana ile su satan tasdelen su, memba su (dogru mu hatirliyorum?) gibi sirketlerle irtibata gecilip neden cam damacana tarih oldu, nasil oldu, izinler nereden aliniyor onu sormak bir baslangic olabilir.
      Acikcasi bir lojistikci olarak sirketlerin kesinlikle cam damacanaya geri donus yapmayacagina garanti verebilirim. Su andaki dagitimi dusunsenize. Kucuk motosikletlerin tepesinde 5-6 cam damacana tasima imkani var mi?
      http://www.better-bottle.com/ a bakmanizi oneririm. Izin kaynagina varirsaniz belki cam damacana yerine bu damacanalari onermeniz isinizi kolaylastirabilir.
      Biz de plastik sise damacana kullaniyorduk. Ama sehir suyunu suzmeye gecmistik. Bu son haberlerden sonra ne olacak bilmiyorum.

    26. Berceste says:

      Pratik anne, plastigin en better'i bile beter! Bugun olmazsa yarin bir sorun cikiyor mutlaka. Ben de bir kimya muhendisi olarak soyleyebilirim ki, camdan iyisi yok! Bugun evet dediginiz gibi tasiniyor ama daha once pek ala ulasimini sagliyorlardi camda. Kirmadan, bozulmadan. Devlet yaptirim getirdi der su firmalari. Yasak, hijyenik degil, yikanmasi sorun vs vs sayiyorlar. Ben katilmiyorum. Daha once nasil yapildi ise gunumuz teknolojisinde cok daha iyisi yapilabilir dusuncesindeyim. Vazgecmek istemiyorlarsa bizim gibi camdan icmek isteyenlere alternatif uretsinler. Isteyen istediginde icsin. Tek bir seye mahkum birakmasinlar! Sehir suyu da sorunlu. Ingiltere'de iken biz de sehir suyunu suzmustuk ama bin pismanim simdi o suyu ictigime. Guvenilir dedikleri halde, raporlar yayimlandigi halde, gazetelerden, kitaplardan okuyorum ki, icine karismayan yok! Icecek suyumuzu bile bulamiyorsak, guvenemiyorsak vay halimize bizim! Bu arada Hindistan'a gittigimizde bu insanlar nasil hayatta kalabiliyorlar diye sasirmistik. Bir arkadasim bol sebze, meyve yiyor olmalarina baglamisti. Ben de dusunuyorum da, olum yaslarini bilmiyoruz. Yas ortalamalarini bilmiyoruz. Bagisiklik sistemlerinin kuvvetli oldugu kesin ama 🙂 Simdi siz sunu soyleyin, biz BPA savasi actigimizda var misiniz? Yok musunuz yanimizda?

    27. Evren says:

      Ben varım 🙂

      Bu arada bu araştırmaların hep corporate şirketler tarafından güdüldüğünü düşünmeden edemiyorum. Bkz. Story of Bottled Water: http://www.youtube.com/watch?v=Se12y9hSOM0

    28. Hayat güzeldir.. says:

      ne güzel yazmışsınız ama bunun sonu yok. Farkına varıp dikkatli seçimler yapmaya çalışmak ta yetmiyor. Yoğurtumu gerçek bir çiftlikten aldığığım sütten kendim yapıyorum, sütü süt olarak tüketmiyorum evin bütün bakliyat ve sebzesini nazillide bir çiftlikten alıyorum ama sonu yok biliyorum, Berceste nin dediği gibi tüketici alışkanlıklarını değiştirmek üzere bilirk olup harekete geçmeliyiz. yoksa hiç birşey değişmeyecek. Sevgiler, Pınar

    Bir Yorum Yazın

    designed by GeCe for personal use of Pratik Anne