Bu kadar işi nasıl yapabiliyorsun? – Bölüm I

Dec 20, 2010 - 6 Yorum

Bana e-maille sıklıkla gelen sorulardan bir tanesi “Bu kadar işi nasıl yapabiliyorsun?” oluyor. Tek tek cevap yazıyordum ama bir anne bu konuda bloga yazısı yazmamı rica etmiş.

Sorunun cevabı sorunun içinde saklı. Siz okuyucularımın blogdaki yazılardan gördüğü kadarı ile benim gerçekte yaptığım “bu kadar iş” arasında bir fark olabilir diye düşünüyorum. Benim açımdan eğer (eşimle ve) çocuklarla eğlenceli vakit geçirmişsem ve kendim için spor, dikiş veya kitap okuma’dan en az birini yapabilmişsem günüm verimli geçmiş demektir.

İşin aslı malesef böyle değil. Ben inanılmaz çabuk dikkati dağılan, gereğinden fazla çok şeye ilgi duyan ve de en kötüsü son dakikacı (procrastinator) yapıya sahip bir insanım. Çok iş yapıyor olmam çok iyi bir iş yapıyor olduğumun da göstergesi değildir. Çok iyi yapacağım bir işe odaklanmak yerine birçok iş yaparak belki de yanlış iş yapıyorum. Ki bu benim kendimi irdelediğim fakat halen sonuca varamadığım bir konudur. Açıkcası seçemiyorum, karar veremiyorum. Bunun karşısında başka biri “Bir iş” yapıyordur ama hakkıyla, çok iyi yapıyordur, bence o daha yeğdir. Yine de kendimden memnuniyetsiz olduğum anlaşılmasın. Kendimi severim ama daha iyi daha ileri nasıl olabilirim diye düşünmeden de olmuyor.

O yüzden bu yazıyı nasıl bu kadar çok iş yapabiliyorum üzerine değil, “istediklerinizi yapmak için daha verimli nasıl olabilirsiniz” yazısı olarak adapte ediyorum.

Bütün herşey kendi isteğinizde ve iradenizde bitiyor. Mevsimlerden Roma blogunda Mehtap Hanım herkesin başucuna asması gereken bir yazı yazmıştı. Anlıyorum ama hak vermiyorum isimli bu yazıyı lütfen başından sonuna okuyun.

“Sizi anliyorum ama hak vermiyorum, kusura bakmayin” diyorum… Yok oyle rahat bir zaman bir seyleri degistirmek icin… O zaman iste simdi, su an, icinde oldugumuz, var oldugundan emin olabildigimiz tek an, ya simdi baslayacagiz, ya da ertelenip duracak birseyler surekli…

Bu da ilginizi çekebilir:  Emzirme - Soru Cevap

Hepimiz çeşitli olumlu veya olumsuz şartlar çerçevesinde anneyiz, çalışan anneyiz, Hülya’nın tabiri ile kar amacı gütmeyen anneyiz, çoğul bebek annesiyiz, çok çocuk annesiyiz vs. Bazılarımız kafasına koyup şartları kendi istediklerini yapacak şekilde kullanıyor, bazılarımız da şartları bahane edip onların akıntısında koyveriyor. Kendini koyverip, harap edene ne madalya veriyorlar, ne de çok şikayet edince “haklısın gülüm” deyip altın tepside istediklerini sunuyorlar. Herkes dişiyle tırnağıyla debelene debelene ulaşıyor istediğine.

Eğer birşey yapmak istiyorsanız tüm diğer bahane olacak eften püften işleri bir kenara koyup, kendinizi bahanelerle ve mazeretlerle sabote etmeyi bırakıp yapmayı istediğiniz “çocuklarınız ile daha fazla vakit geçirmek”, “eşinizle başbaşa kalmak”, “spor yapmak”, “kitap okumak” veya “hobilerinizle uğraşmak” gibi işlerden hangisi en önemli ise onu listenizin en başına koyup onun için “SİZ” vakit yaratacaksınız. O vakti size sizden başka kimse vermeyecek bundan emin olun.

Ben de kendi hayatımda (annelik dahil veya değil) ne yapmak istiyorsam, onu öncelikli olarak en başa koyduğum zaman o iş (veya işler) muhakkak yapılıyor. Yapamıyorum diye kendimi yiyeceğim şeyler varsa bunları öncelik olarak gündeme getirip, yukarıdaki tüm kötü huy engellerimi aşacak şekilde kendimi aşmaya zorluyorum. Her zaman başarılı olduğum söylenemez ama gerçekten uğraşıyorum. Bunları gerçekleştirdiğim zaman da yine bana madalya vermiyorlar. Ama o gün gerçekten inanılmaz bir tatminle kafamı yastığıma koyup uyuyorum. Ertesi güne daha büyük bir istekle kalkıyorum.

Bunun dışında listeleyeceğim bazı dış ve iç (kişisel) koşulların bana faydası olduğunu eklemeden geçemeyeceğim. Liste yarına….


Etiketler:
Kategoriler: Annelik

Benzer Yazılar:
  • Anneler Günü
  • Yanlış konuları tartışıyoruz
  • Düşünerek yorulmak
  • Korkular ve dua
  • Tünelin ucundaki ışık

  • «       |       »




    "Bu kadar işi nasıl yapabiliyorsun? – Bölüm I" için 6 Yorum yapılmış.

    1. Zeynep Özmen Ünlü says:

      Merhaba,
      yazılarınızı dıkkatlıce okuyorum,her zaman yorum yapmıyorum. hersey programlı olmak zorunda, hem ıs, hem ev, hem cocuk, hem de kendımız soz konusu olunca. soyledıklerınıze cok katılıyorum. hersey ıcın azda olsa vakıt ayırmak mumkun. aksam kızımla aynı saatte 7'de evde oluyorum. yemek hazırlanıyor, sonrasında onunla yatana kadar ılgılenıyorum. yatırıyorum. kalkıp kendımle ılgılenıyorum. blog yazmaya yenı basladım. ondan once kıtap okumak, resım yapmakla ılgılenıyordum. haftasonları temızlık ve alısverıs. su an yılbası kartlarını bıle kendım hazırlıyorum, 40-45 adet gıbı. dıyebılırdım kı, vakıt yok, satınalayım. ama hersey tatmınle dedıgınız gıbı.
      kesınlıkle bende ıs yerınde ve evde tambırseye odaklanamam, bırden fazla seyle ugrasırım ve aslında ısterım bunu. tek bana yetmez.

    2. Buket says:

      Bu güzel bir tesadüf oldu, biraz önce Nurturia'da özgüranne ile bu konuyu konuştuk.Özgüranne'nin çocuklar ile yaptığı aktiviteleri çok beğendiğimi bu tempoya nasıl yetiştiğini sordum ve ondan biraz tüyo istedim.Bu yüzden bu yazınızı da çok ilgiyle okudum.Özgürannenin ve sizinde dediğiniz gibi bu kişinin kendinde bitiyor. 'O vakti size sizden başka kimse vermeyecek bundan emin olun.' sözü çok yerinde oldu benim için.Kimse bana madalyon takmıyor ki herşeyi bir arada yürütmeye çalışıyorum helak oluyorum üstüne kızıma ayırdığım zaman daha da kısıtlı oluyor malesef.Önceliği kızıma verip aktiviteler yapıp yatırdıktan sonra saatin kaç olduğu umrumda olmadan kendimle ilgileneceğim.Bu zamanları,yaşları bir daha yakalayamam ki.Teşekkür ediyor yazınızın devamını bekliyorum .

    3. Sitare says:

      hadi bakalım yarın gelsin okuyalım

    4. Seda C. says:

      Sevgili Pratik Anne,

      blogunuzu uzun suredir sessiz takip edenlerdenim. bu yaziyi okuyunca yorum yazmadan gecemedim. cunku 3. paragrafta anlatilan resimle birebir ortusuyorum. ben bir sure bu durumu degistirmeye calistim. ayni anda sadece bir ise odaklanmaya calismaya, yaptigim isi daha derinine dusunmeye vs vs. ama bir suredir bu bosa :) cabadan vazgectim. bazi insanlarin kafasi bizim gibi calisiyor ve bunun aksine zorlamaya ne gerek var ki? su anda bilgisayarimda asagida acik olan dosya sayisina inanamazsiniz. Siz inanirsiniz da okuyucular inanmaz demek daha dogru.
      listeyi merakla bekliyorum. sevgilyle kalin

    5. ÇokBilmiş says:

      Amaaan ne fark eder. Ben, sadece tek bri konuya odaklanabilenlerdenim ama bunun da zor tarafları var. Mesela şu anda sadece kızıma odaklanmış durumdayım, çocuk yetiştirme işi harika gidiyor ama bu sefer de işimi ve okulumu boşluyorum.
      Her huyun farklı zorlukları var demek ki…

    6. esra says:

      eveeet…özet şu galiba:'evimiz her zaman misafir kabul edecek şekilde mum gibi değildir'. türkiye de yaşayan kadınların ağzından hergün çıkan bir cümle de şu ki: ay şimdi biri gelse evin haline bak! maalesef benim de kaygım oluyor çoğu kez bu ve ev işiyle bitirilen günler birbirine ekleniyor, 3,5 ve 1 yaşında 2 çocukla….ama adı üstünde pratik anne bunları yazan, olsun o kadar demek de lazım bu listenin altına…işleri önem sırasıyla sıralamak ve yapmak önemli sanırım yani zamanı bölmek…hepsinden azar azar,kafa allak bullak, beden bitap zira.ve mümkün olduğunca neşeli kalmaya çalışarak. kolaylıklar herkese…

    Bir Yorum Yazın

    designed by GeCe for personal use of Pratik Anne