Güneşli günler

Jul 21, 2008 - 4 Yorum

Yaz sıcaklarında elimizden düşürmediğimiz iki şey var.

1. Kaliteli bir güneş kremi
2. İçecek su

Güneş kreminin içeriğine dikkat etmenin yanı sıra göz yakmayan formülü kullanmak gerektiğini geçen sene acı bir deneyimle öğrendim. Özellikle denize veya havuza gireceğiniz veya güneş altında kalıp terleyeceğiniz zaman en azından yüze ve ellere göz yakmayan krem sürmenizi tavsiye ederim. Geçen sene bir göle girelim dedik. Sıcaktan terle akan krem Kıpırcan’ın gözüne aktı. O can havliyle ağlarken ben onu kaptım plaj duşlarına girdim. Duştan akan soğuk suyla temizlemeye çalışınca sıcaktan yanmış çocuğum duştan donarak iyice zıvanadan çıktı. O esnada ben temizlemeye çalışırken o da kremli elleriyle gözlerini ovalayıp ellerindeki kremi gözlerine bulaştırdı ve olay hepten sarpa sardırdı. Hayatımın en kabus yarım saatiydi diyebilirim.

Yüksek faktörlü, UVA ve UVB koruyuculu kreminizi kısa mesafede arabaya binerken bile kollara enselere ve yüze sürmek gerekiyor. kendiniz nasıl SPF korumalı nemlendirici kullanıyorsanız -cildinizin çabuk yaşlanmaması için kullandığınızı umuyorum – çocuğunuzu da günlük güneşten koruyun. Sprey kremler çok kullanışlı fakat sırta sürerken soğuk olduğundan çocuğu ürpertebiliyor ve rahatsız edebiliyor. Çok acil durumlarda gayet güzel işe yarıyorlar. Kremler konusunda içerik ve seçim için “best sunscreen” kelimelerini google yapabilirsiniz.

Güneş kremi işinde en zor bölüm çocuğa kremi sürmek. Güneş kremi sürmeyi kolaylaştırmak için bazı tavsiyeler:
1. Evden çıkmadan ve giyinmeden sürülmeli. Çocuğunuz karşı koyuyorsa sonra sürerim diye sonraya bırakmayın. Cebelleşmeyi ve güreşmeyi evde yapıp bitirmek en kolayı oluyor.
2. Enseden başlayın. Sırt, kollar, bacaklar, göbek ile devam edip yüz ile bitirin. El üstlerini ve kulak uçlarını ihmal etmeyin.
3. Kaçıyorsa gövdeyi kremlerken bacaklarınızın arasına sıkıştırın. Elçabukluğu maharet, bunu unutmayın.
4. Kremlemeyi oyun haline getirmeye çalışın.
Bizden iki fikir:
Ben kremleme robotu/makinası oluyorum. Ayarım kaçıyor ve çok hızlı kremlemeye başlıyorum. O arada cidden çok hızlı krem sürüyorum sağa sola. Sonra birden kolar gıyyyç diye bozuluyor. Kıpırcan tamir ediyor biizzzt click. Hah düzeldim, kremlemeye devam. Bütün bu oyun devam ederken tamirci takılmış plak gibi “krem sürmiicess, yüzümüze sürmicesss” diye tekrar ediyor. Dikkate almayın :)
Kremi harf şeklinde sürüyor gibi yapıp, bak bu ne harf. Bak C çizdim. Silelim onu şimdi Z çizdim. Silelim onu şimdi ne çiziym ve böyle devam eder. Bütün bu oyun devam ederken diğer oyuncu takılmış plak gibi “krem sürmiicess, yüzümüze sürmicesss” diye tekrar edebilir. Dikkate almayın :)
5. Kremi illa cilde yedirmeye çalışmayın. Zaten bol keseden sürmek en iyisi. Yüz hariç vücutta beyazlıklar kalsa da olur. Önemli olan krem sürülmemiş boş alan kalmaması.

Bu da ilginizi çekebilir:  Bebek Sağlığı - Nezle ile savaş

Bizde iki üç kural ne olursa olsun kesinlikle tolerans gösterilmeden uygulanır.
1. Arabada çocuk koltuğunda emniyet kemerleri bağlanmadan gidilmez.
2. Güneş kremi sürülecekse kaçılmaz.

Kıpırcan bağırsa da, apursa da köpürse de bunlar uygulanır. E zamanla artık Kıpırcanlar bunları kabullenir. Kımılnaz hiç sesini çıkartmıyor garibim. Arada huylanırsa sırtı yay gibi geriliyor o kadar.

Su içmenin önemini bilmeyen yok. Vücudun susuz kalması dil damak kuruması ve baygınlığa varabilecek ters yan etkiler dışında kabızlık ve hatta huysuzluk yaratabilir.

Ben susuzluğun huysuzluk yaratabileceğini bizim eski bakıcımız Ana’dan öğrendim. Açlık ve uykusuzluk gibi çocuk susuz kalır ve su istediğini bilemezse aynen aç veya uykusuz çocuğun huysuz, asabi, ve inat olduğu gibi ters olabilirmiş. O yüzden Ana gün içinde devamlı Kıpırcan’a su teklif etmemizi tembihlemişti. Sizin de çocuğunuz yolda veya evde sıcak başınıza vurmuşken zıvadan çıkmışsa eline bir şişe su tutuşturun. İşe yarayabilir. Arada bir Kıpırcan’ın kendisi de istiyor. Çoğunlukla evde bir yerde (hatta mümkünse birkaç yerde) dolu bir bardak su bırakıp, bardağın orada olduğunu, susarsa gidip almasını söylüyoruz. Her yere uzanıyor zaten kendisi. Evden su almadan çıkarsak hemen anlıyor ve su istemeye başlıyor. Neyse ki sokakta en kolay bulunabilecek şey şişe su.

Bebeklerde 6 aya kadar su vermeye gerek yok. Yazın bile. Çünkü anne sütünde gereken bütün su, gıda, vitamin ve mineraller – annenin doğru beslendiğini vasayarsak – mevcut. Hatta su vermenin zararları olabileceği, suyun daha gelişmemiş olan sindirim sisteminin florasını bozacağı söyleniyor (kaynak burada). 6. aydan sonra katı gıdalara geçişle beraber her öğünden sonra bir çay kaşığı ile başlayıp, bir tatlı kaşığı bir çorba kaşığı şeklinde artırarak artık yemeklerin yanında alıştırma bardağı ile beraber su sunabilirsiniz. Su miktarını süt alımını azaltmayacak şekilde ayarlayın. Ben Kıpırcan’da da, Kımılnaz’da da katılara geçişle beraber suya başladığımız ilk aylarda kaynatılmış soğutuşmuş su vermeyi tercih ettim. Bu da annem ve kayınvalidemin tavsiyesi idi.

Bu da ilginizi çekebilir:  Emzirme macerasının sonu

Etiketler: , , ,
Kategoriler: Sağlık

Benzer Yazılar:
  • Pehlivaaaan, Pehlivan! Güneş çıktı meydane…..
  • 2011’in en iyileri
  • Pratik Anne.com da en çok okunan yazılar
  • Bebeklerin dişleri ne zaman çıkar ve sırası var mıdır?
  • Bebek ve çocuklarda kabızlık ve bağırsak problemlerine doğal çözüm yiyecek ve içecekler

  • «       |       »




    "Güneşli günler" için 4 Yorum yapılmış.

    1. zerrin says:

      robot olmak super bir fikirde bizimki yemez o numaralari:)..ama ilerde denemeli..
      her sabah krese giderken carseat aklima geldikce evde terlemeye basliyordum nerdeyse 2yasina gelecek yeni yeni ses cikarmiyor,kendini oyle geriyorki..
      sanirim turkiyede alisti ferahliga,istanbuldada hemen 2.gun carseat edindim ama ne yaptiysam taktirtamadim,kucagimizda dursun cok ozluyoruz..anane babaneyle cocuk buyutmak cok zor..dilerimki turkiyedede en kisa zamanda zorunlu ola..bir de arabaya binme siniri kona..

    2. Anonymous says:

      yazılarını ilgiyle takip ediyor,,ve bayılıyorum:)
      kımılnazın uyku maceralarına devam edeceğini söylemiştin,,merakla bekliyorum..
      4aylık olmus ve artık yatağına bırakıp alnını oksayıp,iyi uykular diyerek uyuttuğum kızım uyumamaya basladı..güzel günlermiş..
      derdinin ne olduğunu anlamaya calısıyorum 20 gündür…ve son 2kez kundaklayıp,basında ninni söyleyip bi köseye cekiliyorum,,inanılmaz ama 5-10 dk mücadele edip uyuyor..üzülüyorum ama bu sıcaklarda…
      bakalım nasıl devam edecek bizim uyku maceramız..
      nedense ben kımılnazı görmeden bilmeden çok sevdim:)ayşe

    3. kızılırmak says:

      merhaba. göz yakmayan güneş kremi markası yazıda rastlayamadım. yasak değilse verir misiniz adını? çok ihtiyaç duyuyorum…

      • Pratik Anne says:

        Genelde ben kutunun uzerinde “goz yakmayan” (ingilizce “no-tears”) ibaresi bakiyorum. Genelde Neutrogena’nin ve benzeri markalarin cocuklar icin olan yuz sticklerinde oluyor. Yuze zaten sprey sikmiyorum hicbir sekilde.

    Bir Yorum Yazın

    designed by GeCe for personal use of Pratik Anne