Uzun tatilden geri kalanlar

Sep 13, 2010 - 5 Yorum

Bu yaz gerçekten yapmak istediğim birşeyi yapabildim. İşten uzun izin isteyip yazı çocuklarla beraber tatil halinde geçirdik. Ve de Amerika’ya geldiğimden beri ilk kez uzun bir Türkiye tatili yaptık. 5 hafta diye başlayıp 6 haftada biten upuzun bir seyahat.

İşin komiği yine herkesi birer kere gördüm. Göremediğim, görüşemediğim bir sürü arkadaşım kaldı. Araya deniz tatili sıkıştıralım dedik, o da virüse kurban gitti.

Yine de çok eğlendik. Kıpırcan Türkiye’yi çok sevdi. Çocukların Türkçeleri iyiydi zaten. İyice oturdu. Türkçe okumayı iyice ilerletti.

Mahalle pazarında gezdik. Fenerbahçe sahilinde güneşin doğuşunu, Kurşunlu’da güneşin (denize) batışını seyrettik. İstanbul’da turist olduk. Denizli’yi ve Pamukkale’yi gördük. Gezdik, gördük, öğrendik. Çocuklar bol bol D vitamini depoladı. Hiç yemedikler kadar (külahta) dondurma yediler.

Kıpırcan yüzmeyi öğrendi. Pide bağımlısı oldu. TRT Çocuk, Nickelodeon, Yumurcak, ve tüm çocuk kanallarını öğrendi. Parklarda ve oyun odalarında hemen arkadaş edinir bir çocuk oldu. Bütün görüştüğümüz arkadaşlarımın ve çocuklarının isimlerini hatırlamak için tekrar edip durdu. Unutmasın diye biri fotoğraf albümü yapacağım. İlk kez çarpışan otomobillere bindi ve bayıldı. Süper kullandığını da eklemeliyim.

Ama tabi çocuklarla seferi olmanın götürdükleri de oldu. Göçebe vaziyetinde olunca düzenimiz kalmadı. Devamlı ziyaret olunca uyku saatleri darma duman oldu.

Uyku konusu çok önemli. Belki ayrı bir yazı konusu. Başka çocuklar idare ediyorlar da bir bizimkiler mi böyle bilmiyorum. Benim gördüğüm Türkiye’de herkes gece 11-12 de ufacık ufacık çocukları ile sokakta ve çocuklar uyanık. Ben çocuklarımdaki uzun süreli uyku düzensizliğinin ve eksikliğinin etkilerini ilk elden gördüm. Kaymak gibi çocuklarım fena halde asabi, karşı gelen, sabırsız, yer yer saçmalayan ve birbiri ile geçinemeyen çocuklar olup çıktılar. Eğer çocuklarınızda bu tarz “sürekli yaramazlık hali” gözlemliyorsanız uyku işine dikkatle bakmanızı öneririm.

Bu da ilginizi çekebilir:  Türkiye'nin tarih ve doğa hazinesi, Denizli

Tabi hala öğle uykusu uyumakta olan bir çocuk varsa, bu seyahat hali biraz daha zor. Allahtan Kımılnaz öğlenleri her hal ve durumda uyumaya alıştı. Kucağımda, omuzumda, kangurusunda, arabasında, araba koltuğunda, evde değişik yataklarda. Uyuduğu zaman da bir yerden alıp, başka bir yere rahatlıkla geçirebiliyoruz. Maaşallah.

Buna benzer olarak çocuklar(ım) tekdüzeliği ve önceden kestirilebilirliği hakikaten çok seviyorlar. Bir gün yaptığınız şeyi seviyorlarsa aynı şeyi ertesi gün de bekliyorlar. Böyle olunca göçebe halinde olmak bazen zorluyor. Tam babaannenin evine ısınıyor, hadi anneanneye, anneannenin evine alışıyor, ninenin evine, oraya adapte oluyor yazlığa. Özellikle 5 yaşındaki Kıpırcan için, herbir evi bırakıp giderken onu bir sonraki adıma hazırlamak, üzmeden anlatmak ve gideceğimiz yerin ne kadar güzel olduğuna ikna etmek gerekiyor. Yine de ikisi de gezmeyi ve değişik yeni yerler görmeyi çok seviyorlar. Hele de yeni bir yere gelince hemen dağılıp oranın karıştırılması zevkini bir daha bu kadar çok yaşayamazlar sanırım.

Son olarak, çocuklar şeker ve tatlı delisi oldular. Bu lafımı üstüne alınan aile efradı, “yine lafı işittik kızdan/gelinden” diyecekler. Ama biliyorum ki, şu an torunları ellerine geçirseler biri şekeri öbürü keki dayayacak. Abdurrahman Efendi’nin eşeği mi demiştiniz? Aynen ondan.

Evet sevgili okurum, Pratik Anne size malesef, anneanne, babaanne ve dedelerin çocuklara şeker ve tatlı yüklemelerini engellemek için bir çözüm sunamıyor. Ben, ki ailede despot kız/gelin olarak adım çıkmıştır, şapkamı önüme koyuyorum ve kayınpederim bile mutfağa girip torunlarına kendi elleri ile çikolatalı kek pişirdiyse artık kendi haline bırakın, yapabileceğimiz birşey kalmadı diyorum.

Bütün bunlara tatildeyiz diye göz yumduk ama 6 hafta da azımsanmayacak kadar uzun bir süre. Artık kontrol bende. Her günün her saat başı “şeker alalım, çikolata alalım, meyva suyu içelim, oyuncak alalım” taleplerini savuşturmakta usta oldum. İnşallah bir iki haftaya unuturlar.

Bu da ilginizi çekebilir:  İstanbul'da çocuklarla gezilecek yerler

Bugün Kıpırcan anaokuluna başlıyor. Geçen sene gittiği yuvanın anaokulu sınıfına devam edeceği için, sınıf değişikliği dışında çok büyük bir değişiklik olmayacak. Yalnız kendisinin okula gidip de Kımılnaz’ın evde kalması fikrinden pek hoşlanmıyor. Kımılnaz’ı da ufak ufak oyun gruplarına ve cinmastiğe yazdırdık. O da gidecek dedik Kıpırcan’a. İçi biraz rahatladı.

Yeni okul senesi herkese hayırlı uğurlu olsun.


Etiketler:
Kategoriler: Seyahat

Benzer Yazılar:
  • Çocuklarla tatil
  • İstanbul’da çocuklarla gezilecek yerler – II
  • Göztepe’de çocuklar için araba pisti
  • İstanbul’da çocuklarla gezilecek yerler
  • Farklı bir hediye – Özelleştirilmiş Resimli Kitaplar

  • «       |       »




    "Uzun tatilden geri kalanlar" için 5 Yorum yapılmış.

    1. Neslihan Toker says:

      Çocuğu 20.30'da yatırıyoruz diye alay konusu oluyoruz :)
      "Tavuk gibi" yorumu yapılıyor mesela..
      Başka ne söyleyeyim bilmiyorum!!

    2. Mom2Damla says:

      aynen bizde öyle, akşamları program yapamıyoruz sırf bu yüzden,arkadaşların dalga geçmesi de cabası.

    3. SlingoMOM says:

      Uyku ile gozlemlerinde o kadar haklısın ki… Ben de gece yarısı gözleri kan çanağı ufaklıkları görünce kendi kendime söyleniyorum. Anne-baba gezsin çocuklar sokaklarda telef oluyor. Açıkçası ben Koray'ın yeteri kadar uykusunu almasına uğraşıyorum ve 'uyusun da büyüsün' lafına ciddi halde inanıyorum.
      Koray 7.30'da uyumuş olur en geç. Hem de doğduğundan beri. 8.30-9'lara seyahatlerde kaydığı oluyordu. Bu sefer de ertesi günümüz kötü geçiyordu çünkü benim oğlum akşam kaçta yatarsa yatsın 6.30'ta kalkar. 'Biraz geç yatır da geç kalksın' diyenlere kafa atmak istiyorum çoğu zaman.

      O çamaşırlarla kolay gelsin bu arada:)
      irem

    4. Seçkin Deniz says:

      bence alay konusu olacak bir şey değil erken yatırmakta fayda var :)

      Anneanne usulü notebook testi

    5. Anonymous says:

      Evin ekmek üreticisi olarak bu defa da kek yapmaya kalktım, ama tam karıştırmaya başlarken makina bozuluverdi. Karışımı atmaya kıyamayıp elde hazırladım. Mis gibi brownie benzeri kek olmaz mı?
      Oğlan tutturdu dedemin kekinden isterim diye. Bu defa babaanne zoruyla aynı kutudan bulup tekrar yaptım. 2. kek bence ilki kadar başarılı olmadı, üstelik karizmam da çizilmiş oldu, internete bile düştüm.

    Bir Yorum Yazın

    designed by GeCe for personal use of Pratik Anne