İki çocukla tatil – Bölüm 4

Oct 10, 2009 - 4 Yorum
Door County, WI – Çatısı çimenlik alan olan bir binanın tepesinde otlayan keçiler

Kaldığımız yerden seyahate devam

Yiyecek ve İçecek
Gittiğiniz yerde (kalacağınız otel herşeyi içinde değilse) otel odasına şişe su ve bebeğinize ve çocuğunuza kavanoz mama veya atıştırmalık yiyecek alabileceğiniz bir yer bulun. Biz bir de ayrıca çocukların seyaht sırasında meyve yemeye devam etmelerine dikkat ediyoruz. Her gün marketten taze meyve alıyoruz. Bir de gece süt içiyorlar.

Şimdiye kadar çocuklarla gittiğimiz yerlerde hep buzdolabımız oldu. Paris’te buzdolabımızın olmayacağını biliyordum. Bu yüzden yanımıza İstanbul’dan normal oda ısısında saklanabilen kutu sütlerden aldık.

Kavanoz mamalarımız, fındık, fıstık ve kuru meyvelerimiz, tek kullanımlık ufak kutu meyve suları bayağı ağırdı ama taşıdık.

Türkiye dışında herhangi bir yerde dışarıda yemeklerde sebze bulmak bir hayal. Çocuk menüleri zaten kötü bir şaka gibi. O yüzden araya araya menülerinde içinde bir et ve yanına haşlanmış sebze yemeği olan restoranları buluyoruz. Arada pizza veya hamburger yemiyor değiliz. Ama seyahat sırasında bağırsakları durmuş bir çocuk, seyahat sırasında bağırsakları durmuş bir yetişkinden daha aciz olduğu için bu konuda çok hassasız.

Türkiye’de yaz tatiline gidiyorsanız zaten restoranların çoğunda inanılmaz açık büfeler var. Meyvesi sebzesi elinin altında hep. “Su” nedense ücretlidir ama ona gıcık olurum.

Kıpırcan’da Kımılnaz’da restoran yemeğini yiyebiliyorlar. Ama bebeğiniz hala püre yiyorsa ve organik tercih ediyorsanız, bildiğiniz ve güvendiğiniz bir markanın kavanozlarını yanınızda taşımanızda fayda var. Aman ha plastik kaşıklarınızı yanınıza almayı unutmayın. Kavanozları ısıtmak için bir tas kaynar su istemeniz yeterli.

Uyku
Düzenli bir uyku düzenine alışmış çocuklar için bu düzene yakın bir rutin takip etmek tatilde çok mühim. Öğle uykusu uyuyan çocukları olanlara daha evvel yazmış olduğum Seyahatlerde Çocukların Uyku Düzeni yazısına göz atmasını tavsiye ederim.

Kıpırcan ufakken öğle uykularından kesinlikle taviz vermezdik ama o da biraz gecikirse canımıza okurdu. Kımılnaz hem ikinci çocuk olması dolayısı ile arada biraz harcanıyor, hem de uykusu kaçsa bile çok huysuzlanmadığı için bizi çok zorlamıyor. Yani Kımılnaz’ı mümkün mertebe öğlen uykuya yatırmaya çalışıyoruz, ama koşuştururken arada kaynarsa, o da bize uyuyor sağolsun.

Kımılnaz ufakken yaptığımız seyahatlerde, aynı odada kaldığımız için onu yanımda yatırır, gece uyanırsa hemen emzirir, geri uyuturdum. Belli bir süre sonra bu daha fazla uyanma olarak geri teperdi ama çocukların ikisi de uykusunu tamamlasın diye biraz sefil olmaya göz yumardım. Eve dönünce iki üç günde tekrar gece uykusunu kesintisiz hale getirmek için çabalardık.

Oyun
Seyahatlerinizde çocuklarınızı da düşünün. Onları götürebileceğiniz parklar, açık alanlar, çocuk müzeleri, çocuk aktiviteleri varsa bunları da programa ekleyin. Çocuğunuza gittiğiniz yerden onlara ait ve özel birer hediyelik eşya alın. Yapılacaklar listemde Kıpırcan’ın odasına bu aldıklarımızı yerleştireceği bir raf asmak. Şu anda en sevdiği nesne ufak Eyfel Kulesi replikası. Kıpırcan ne isterse Kımılnaz’da istediği için ona da alıyoruz muhakkak 🙂 O da 22 aylık olmasına rağmen şahsına münhasır bir kişi ve bazen kendi birşeyler seçiyor, onu da alıyoruz.

Deniz / Havuz
Çocukların denize ve havuza alışması bir olaydır nedense. Bazen ilk baştan korkarlar. Bazen ilk sene ısınmışken ikinci sene arkalarına bakmadan kaçarlar. Çocuğuna göre değişir.

Kıpırcan oldum olası temkincan olmuştur malum. Havuza girse bile denize hiç alışamamıştı. Suyun sınırlarının olmaması mı, yoksa sonradan ayaklarının yere basmadığını bilmesi mi, sebep her ne ise bir sene Dalyan tatilimizi burnumuzdan getirdi sağolsun. Kendi girmese iyi, eşimle beni de sahilde yanında istiyordu (yanımızda babaanne ve dede olmasına rağmen). Sonra ne mi oldu? Son gün, son saat neşeli çığlıklar atarak havuza atlayan bir çocuğun resim ve videolarını delil olarak sunuyorum hakim bey. Olan budur. Özetle benim tavsiyem üzerine çok gidip karşılıklı inatlaşmayın. Ama yavaştan yavaştan, çaktırmadan çalışmalara devam edin. Sonunda denize girmese de eksik kalmayacağını kabul edin.

Ve böylece seyahatimizi şimdilik burada sonlandırıp evimize dönüyoruz. Ne kadar seyahati seversek sevelim, evimiz gibisi yok. Düzenimiz gibisi yok. Çocukları erkenden yatırıp karı koca başbaşa ayakları uzatıp dinlenmek gibisi yok. 😉

Bu serinin devamı:
İki çocukla tatil – Bölüm 1
İki çocukla tatil – Bölüm 2
İki çocukla tatil – Bölüm 3


Etiketler: , , ,
Kategoriler: Seyahat

«       |       »




"İki çocukla tatil – Bölüm 4" için 4 Yorum yapılmış.

  1. Nükhet Yıldız says:

    selam örnek pratik annemiz 🙂 2,6 yaşında oğlum, 2,5 aylık kızım var (durum sizinkine çok yakın, o yüzden sizi heran takipteyim :))) oğlumla ilgili pekçok sorunumuz var ama , en önemlisi yalnız uykuya dalamaması, onu kandıramadık bi türlü, uyutup kaçıyoruz yanından yada yanında uykuya dalıyoruz! peluş oyuncakla uyumaya yanaşmıyo, başka ne tavsiye edersiniz? …. ayrıca tatiliniz herşeye rağmen eminim çok eğlencelidir! pratik biri olarak bunu da başarmışsınız 🙂 bide tüm bu tatil planlarını ve özellikle hazırlıkları siz mi yapıyosunuz, öyleyse bikez daha sizi tebrik ediyorum ve öpüyorum 🙂 sizden kesinlikle enerji alıyorum…teşekkürler…

  2. Pratik Anne says:

    Nukhet Hanım,
    Allah bagislasin. Cocuklarinizin yas arasi tam benimkiler kadar. Oglunuzun bu uyku durumu kardesinin dogumuyla beraber yeni ciktiysa bir sure suyuna gitmenizi tavsiye edebilirim. Kipircan'da Kimilnaz dogduktan sonra bir sure yaninda hep babasini istedi. Biz de cok ustune gitmemek amaciyla ona uyduk. Sonra yavas yavas kapiyi acik birakma, dolap isigini acik birakma vs yontemlerle alistira alistira kendi basina biraktik. Bir de Kipircan'da mantikli bahaneler ise yariyor. Oglum mutfagi toplamam lazim, banyo yapacagim veya simdi sana yarin icin bilmemne yapacagim dedigimiz zaman peki deyip kendi basina kalmayi kabul ediyor. Inanir misiniz? Hala her aksam en az bir kere beni cagirir ve onun yaninda yatip yatamayacagimi sorar. Oper, kocaman sarilir, isimin oldugunu soyler odadan cikarim. Butun bunlardan evvel ona zaten hikaye vs okudugumuzu da ekleyeyim.

    Tatil planlarinin cogunu ben yapiyorum. Hazirliginin yine cogunu ben yapiyorum. Bavullari ben toplarim mesela. Yanimiza alinacak seylerin hepsini ben yaparim. Planlama sirasinda esimle bunlari paylasirim ve seyahat esnasinda uygulamada esimle 50-50 paylasiriz herseyi.

    Bu sene gectigimiz kis kere esim isten geldigi zaman "hadi simdi kayaga gidiyoruz" demisligim vardir. Iki saat icinde karar verip oteli, kiralik kayaklari vs ayarlayip colugu cocugu ve kocayi hazirlayip kar firtinasinda 4 saatlik yola cikmarmistim. Acikcasi cok iyi bir paket program denk gelmisti son dakikada 🙂 Kacirmak istememistim.

    O tatil, degisiklik, macera, cocuklarla ne kadar yorucu olursa olsun bana enerji veriyor. Enerjimi yeniliyor.

    Ben de sizleri ve yavrularinizi opuyorum.

  3. banu says:

    Bizim icin ozellikle de italyan restoranları hayat kurtarici oluyor. Mutlaka vejeteryan seceneklere goz atiyoruz. Boylece super mercimek yemeği bile bulmuştuğum vardır. Bir de cocugun bogazindan sulu yemek gecsin diye taktigim zamanlarda bugulama balik ariyorum. Cogu zaman sebzeli sulu guzel alternatifler cikiyor karsima…

    evime bir döneyim uzun bir yorum yazacağım bu yolculuk yazı dizine… her zamanki gibi tüm detayları super yakamışsın, ellerine sağlık…

  4. Pratik Anne says:

    Banu'cugum,
    Size de iyi gezmeler. Hem yorumlarini bekliyorum, hem de buraya geleceginiz zamani iple cekiyorum.

Bir Yorum Yazın