Önemli gün ve haftalar

May 29, 2008 - 8 Yorum

BU YAZIYI 27 MAYIS GÜNÜ YAZDIM AMA ANCAK BLOGA YÜKLEYEBİLİYORUM.

Anneler günümde bir yazı yazamamıştım. Belki biraz zorlama bir gün olduğu için midir, nedir bilmem. Tabi annemin, anneannemin, babaannemin, yarı annem bile demek az gelen, az kahrımı çekmemiş olan teyzemin anneler gününü kutladık. Biz 4 nesil biraradaydık, Allah’a şükür. Oğluşum çiçeğini verdi. Ama o gün, ilk kez anne olduğumu hatırladığım bugün kadar önemli gelmiyor.

Tarihte 3 sene evvel bugün yaklaşık 2 saat sonra (9:00) oğluşumu kucağıma verdikleri an hayat tamamen değişti. O gün aynı zamanda kocacığım ve çocuklarımın babası ile de ilk tanıştığımız gündür. Her sene aynı şeyı söyleriz. Dün de tekrarladı sağolsun. 9 sene evvel çocuk çocuk düşüncesi bile hayal iken 4 sene evvel kocacığımla zoy zoy dolanıyor iken tamamen farklı kişilerdik. Şimdi tamamen farklı kişileriz.

3 sene evvel bugün ben bir zamanlar üstüme yakıştırılmış çocuk, genç kız, öğrenci, abla, çalışan insan vb sıfatlardan sıyrılarak (hala devam eden sıfatların üstüne) “ANNE” oldum. Bu öyle birşeyki insan resmen mutasyona uğruyor. Tamamen kişilik değiştiriyorsunuz ve bu ANNE kişiliği hiçbir şekilde artık sizden ayrılmıyor. En azından ben böyle hissediyorum.

İşin komik ve hatta trajikomik yanı, bunun için zerre kadar hazırlık, eğitim öğretim vs verilmedi formal olarak. Yani devlet eliyle uzay geometrisi, kümülüs ve nimbüs bulutlarını, komşu devletlerin yetiştirdiği tarım ve hayvan ürünlerini öğrendim ama kendini idame ettirme, karnını doyurma, en basitinden banka hesapları ve yatırım, fatura ödeme, kira kontratı hazırlama, aile kurma, ev geçindirme, ve de çocuk sahibi olmak üzerine zerre faydası olmadı o eğitimin.

Keza bırakın okul sonrası kendi başımıza yaşama konusunda birşey öğrenmeyi, daha okuldayken ailemizle, ebeveynlerimizle ilişki iletişim, kurallar, saygı vs konusunda da sabah andındaki büyüklerimi saymak küçüklerimi sevmek dışında kulağımıza birşey girmedi. Dolayısıyla bütün gençlik anne babamızın neyi niçin nasıl yaptığını merak edip kah kabullenip kah kızarak, kah isyan ederek geçti.

Üç senedir anneyim. Üç senedir insan yetiştiriyorum. Çocuk bakıyorum, çocuk büyütüyorum, bebek bakıyorum değil; insan yetiştiriyorum. Harıl harıl kitap okuyorum, diğer anneleri referans alıyorum. Forumları tırım tırım araştırıyorum aradan eleyip kendime uygun olanları alıp uyguluyorum ki insan gibi bir insan evladı yetiştireyim.

Bu benim üç senedir durumum. Bir de anne babamı düşünelim. Onların da bir kızı bir oğlu var. Toplamda 30 senede fazla bir süredir (hehe) onlarda bizlerle uğraşıyorlar. O zamanlar tek kanal devri, internet yok, DVD yok, daha 1-2-3 Magic keşfolunmamış, Dr. Sears, Dr. Brazelton yeni yeni ünleniyor. Bu ahval ve şerait içinde biz bu yaşa gelmişiz. Allah’a şükür halimiz vaktimiz yerinde. Yolda anne baba sözü dinlemeyip hata yapmışsak bile Allah’tan ufak tefek şeyler, hepsi direkten dönmüş. Dünyanın şu andaki halini düşünürsek hakikaten Allah bizi birbirimize bağışlamış, o derece bir başarı.

Bu annelik anneler günü falan diye düşünürken olunca bir ampul yandı. Yavaş yavaş eski defterler ortaya çıkmaya başladı. Sistemlerini hala çözebilmiş değilim. Ben burada 3 yaşına basmakta olan çocuğuma bağırmadan disiplin vermeye çalışıyorum. Oğlum kızımdan bizi kıskanmasın diye babası ile seferber oluyoruz. Aman canı sıkılmasın diye o müze senin, bu tiyatro benim tüm akşamlar ve haftasonları onlara endeksli. Fakat bu işin kolay kısmı.

Aramızda bir tek ben değilim herhalde bugünlerin en kolay günler olduğunu düşünen. Ben bir taraftan çocuklarımın bu günlerini doya doya yaşamaya çalışırken bir taraftan gece karanlıklar başınca, okula gitmeye başlayınca ne olacak, ergenlik döneminde ne yapacağız, lisede beni neler bekliyor, ya üniversitede başka şehre giderse diye buhran hazırlıkları içindeyim. Annemlerin haline baksam; ben 17 yaşımda başka şehre, 21 yaşımda başka bir ülkeye geldim. Hımmm?!?!?!

Bu ne paranoyaklık bugünden diyebilirsiniz haklısınız. Pek dışa vurmasam da her gazete okuduğumda, her haber seyrettiğimde ben bu çocukları nasıl evden yollayacağım, eve dönene kadar nasıl bekleyeceğim diye bilinç ve altı dır dır çalışıyor. Annem ve teyzem bu yazıyı okurlarsa, “Yaaa, etme bulma dünyası” diyeceklerdir muhtemelen.

Bütün bunları bağlamak için uğraşırken, yarı-fonksiyonel bir iletişim içinde geçen yılar benim açımdan yıllar geçtikçe yerini takdire bırakti. Ailemizin daha hareketli ve dışa dönuk ve gezenti olanının kız çocukları olması işlerini daha da zorlaştırmış olan anne ve babamın beni nasıl olup da zaptettiklerine hakikaten şapka çıkardım.

Ben annem ve babamın “bundan sonra nasıl bu çocuklar bizden uzaklaştıkça gözümüzü kulağımızı elimizi onlardan ayırmadan ama onları sıkmadan (sıkılırlarsa sıkılsınlar aslında ya bana ne, değil mi?) onların sağlıklı ve mutlu ve de bu çivisi çıkmış dünyada sağ salim uzun bir ömür yaşamalarını sağlayabilirim” konusu üzerine bir kitap yazmalarını istiyorum. Lütfen aşama aşama, adım adım “what to expect when your child is growing up all the way” kıvamında, bol örnekli, hatta şekil ve semalı bir kitap olsun. Hatta bu kitaba kayınvalidem ve kayınpederimin de pırlanta gibi iki oğul sahibi olarak katkıda bulunmalarını istiyorum, çünkü onlar da bu işi da bu işi gayet başarıyla kotarmışlar. Test edildi onaylandı.

Netekim şöyle sonlandırayım. Şimdiye kadar diğer sıfatları iyi kötü hallettik ama en önemlisi olan ANNE olmak. ANNE olmak hem kolay (Doğurması kolay. Doğurup da salanları ve olanları görüyoruz) hem de zor (bizimkiler hala bizim peşimizden koşuyorlar!) İnşallah, Kıpırcan’a ve Kımılnaz’a annem ve babam kadar iyi bir ebeveyn olabilirim. Onlar da bizlere ve dünyaya hayırlı birer evlat olarak büyürler.

Son olarak da çocuklarımın geleceği için şu çivisi çıkmış toplum fertlerinin kendini toparlayıp silkelenmesini ve doğru ile yanlışı görmesini diliyorum. Gidişat bu çizgide kötüleşmeye devam ederse, herhalde evde kendim okutacağım.


Etiketler:
Kategoriler: Aklımdan Geçenler

«       |       »




"Önemli gün ve haftalar" için 8 Yorum yapılmış.

  1. zerrin says:

    nezamanki gazeteleri okusam nermisimi kavanoza koymak istiyorum,nekadar hakli endiseler

  2. Açalya says:

    Anne olmak bircok endseyi de beraberinde getiriyor haklisin.
    Sorarim hep anneme, nasil sokaklara saldiniz oynamak icin, nasil baska bir sehirde okumamiza izin verdiniz, nasil vs…annemin cevabi hep aynidir…`guvendik sadece, biliyorduk yanlis birsey yapmayacaginizi` diye…ama yine de gozu karalik iste…ben cesaret edebilir miyim? valla bilmiyorum…hele o gunler bir gelsin…

  3. yapıncak says:

    Son dileklerine can-i gonulden katiliyorum.

    Bizimse amacimizin bu yozlasan toplumda, toplumu bir nebze de olsa degistirecek gucte cocuklar yetistirmek oldugunu zannediyorum.

    Bu bizim icin de, cocuklarimiz icin de cok zor biliyorum… Ama sorumlulugu bizler almazsak ilerisini dusunmek bile istemiyorum.

  4. Pratik Anne says:

    Bir istegime izin vermediklerinde, kizim sana guveniyoruz ama etrafa guvenmiyoruz, derlerdi de nasil sinir olurdum. O zaman ortalik cennetmis cennet. Kapi onunde sokakta oynayan, bakkala ekmek almaya gonderilen, komsuda bir fincan un almaya gonderilen cocuklarin doneminde buyuduk. Simdi sokakta oynayan cocugun kulagindan takma kulagini caliyorlar, Allah muhafaza. Okullar hele Allahlik. Gruplasmalar, bullying falan. Sokaga okula oynamaya gondermedik diyelim, okula da mi gidemeyecek.
    Yapincak bizim gibi annelerin azinlikta oldugunu gormek, “Sadece kafa kalabaligi olsun” ya da “allah verdi rizkini da verir” diye cocuk yapan ailelerin daha fazla oldugunu gormek maalesef beni endiselendiriyor. “Egitim sart!!!”

  5. Hayatta Giderken says:

    Sadece anne değil “pratik anne” olmak da ayri bir zenaat herhalde. Oncelikle tebrikler sana bu konuda ve iyiki aramizdasin :)))
    Endişelrin konusunda haklısın, zaman zaman benzeri düşünceler beni de sarıp sarmalıyor. Git gide kirlenen dünyada çocuğumun geleceğini düşlemek malesef günden güne daha iç karartıcı oluyor …

  6. Magissa says:

    Kımıl’lar tabii ki iyi büyürler – bütün bunları düşünüyor olman bile senin ne kadar özenli olduğuna delalet değil mi Pratik Anne?

    Ben şu kıllıyı (kediyi) bile sokağa salamam, bilmem çocuk sahibi olunca neler yapmak zorunda kalacağım…

  7. Ferhanca says:

    Sen annelerin en güzelisin, sen anneliği tam anlamış, özümsemişsin.
    Canım, paronoyalardan vaz geçiçeksin yoksa kafayı bulursun::)))buda zaman içinde gerekleşiyor.çocuklar büyüdükçe hele birde kı çocuğuysa adamların nasıl baktıklarını görüyorsan benim gibi kızın tepesinden inmezsin çocukda ne giyim anne tarzında ban sormadan onayb almadn çıaz olur.hava kararınca ben koşarak gider alırım olduğu yerden yoksa yolda bin tan laf atna olur.amnn annelik böyle bişey delilik mi akıllılık mı? belli değil.
    Ben de oğlanı 21 yaşımda kucağıma aldığımda hiç bişey bilmeden baktım hemde gözümden sakınırcasına içgüdüsel bkılıyor..Kitaplar anneanneler bakılıyor.Büyüdükçe zorlaşıyor.
    Allah çocuklarımıza ömürler versin.
    Sen de eşin, oğluşun, kız bebişinle güzel günler yaşa, gör inşallah..

  8. Pratik Anne says:

    Ferhan Hanim,

    COk sagolun. Sizin oglush buyudu, hala bitmiyor annelik degil mi? Iyi dileklerinizin hepsi icin cok tesekkurler. Insallah yavrularinizin, yavrularimizin hepsinin saglik ve sihhatle buyuduklerini goruruz.

Bir Yorum Yazın